Hit on türkçesi Hit on nedir

  • Bir kimseye asılmak.
  • Yavşamak.
  • Davetsiz ve istenmeyen bir şekilde bir kimseye karşı cinsel ilgi göstermek.
  • Kazara bulmak.
  • Tesadüfen bulmak.
  • Birisine asılmak.

Hit on ile ilgili cümleler

English: It is easier to hit on people on the Internet than in the street.
Turkish: İnternet üzerinden insanlara asılmak sokakta asılmaktan daha kolaydır.

English: Yesterday I hit on a good idea.
Turkish: Dün aklıma parlak bir fikir geldi.

English: Ken hit on a good idea.
Turkish: Ken iyi bir fikir buldu.

English: Jale hit on a marvelous idea.
Turkish: Jale'nin aklına muhteşem bir fikir geldi.

Hit on ingilizcede ne demek, Hit on nerede nasıl kullanılır?

Hit : Bulmak. Rastgelmek. Sanat ya da tecim yönünden başarı kazanmış film. Dürtüş. Ulaşmak. Çarpmak. Koyulmak. Çarpma. Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Sarsmak.

On : Makbul. E doğru. De. Esnasında. Açık. Çakırkeyif. Yanmak. Üzerinde. Olmakta olan. Üstünde.

Hit a snag : Çıkmaza girmek.

Hit and miss : Çiş. Kesin olmayan. Sidik. Rasgele. Şansa. Gelişigüzel.

Hit and miss transform : Iskala yakala dönüşümü.

 

Hit and run : Çarpıp kaçma kazasına uğrama. Çarpıp kaçan. Vur-kaç. Anında ve hızlı etki amacıyla planlanmış olan. Çarpıp kaçan (şoför). Sürücünün bir yayaya veya başka bir araca çarptıktan sonra sorumluluktan kaçınmak için olay yerinden kaçtığı bir araba kazası yaşama.

Hit below the belt : Bel altı vurmak. Belden aşağı vurmak. Yumuşak karnına vurmak. Kahpelik etmek. Aniden saldırmak. Kemerden aşağı usulsüz olarak vurmak. Kalleşlik etmek. Haksızlık etmek.

İngilizce Hit on Türkçe anlamı, Hit on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hit on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Happen upon : Karşılaşmak. Rastlamak. Bulmak. Tesadüf etmek. Rastgelmek. Gelivermek. Buluşmak.

Chance upon : Tesadüf etmek. Karşılaşmak. Rastlamak. Rastlantı sonucu bulmak. Şans eseri bulmak. Rastlaşmak. Tesadüfen karşılaşmak. Rastgelmek.

Alit : İnmek. Rastlamak. Yere inmek. Konmak.

Alight on : Üzerine konmak. Rastlantı sonucunda çözüm bulmak. Rastlamak.

Alighted : Aydınlanmış. Işıkları yanmış. İnmek. Işıl ışıl. Ateş içinde yanan. Şans eseri bulmak. Konmak. Rastlamak. Tutuşmuş.

Stumble on : Ayağı sürçmek. Ayağı takılmak. Rastlamak. Rastgele bulmak.

Stumble across : İle karşılaşmak. Rastgele bulmak. Rastlamak.

Alights : Tutuşmuş. Ateş içinde yanan. Şans eseri bulmak. İnmek. Aydınlanmış. Rastlamak. Yere inmek. Işıl ışıl. Konmak.

Chance on : Rastlaşmak. Rastgelmek. Tesadüf etmek. Rastlamak. Rastlantı sonucu bulmak. Tesadüfen karşılaşmak. Yolu düşmek. Karşılaşmak. Şans eseri bulmak.

Hit on synonyms : blunder upon, stumble upon.