Hitched türkçesi Hitched nedir

  • Evli.
  • Evli (argo terim).

Hitched ile ilgili cümleler

English: I hitched a ride with him.
Turkish: Onunla otostop çektim.

English: I hitched a ride with them.
Turkish: Onlarla otostop çektim.

English: I hitched a ride with Tom.
Turkish: Tom'la birlikte otostop yaptım.

English: Ali and Mary are going to get hitched in October.
Turkish: Ali ve Mary ekim ayında evlenecekler.

English: He hitched the caravan to his car.
Turkish: O, karavanı arabasına bağladı.

Hitched ingilizcede ne demek, Hitched nerede nasıl kullanılır?

Get hitched : Nikahı basmak. Evlenmek. Evlenmek (argo terim). Nikah yapmak.

Unhitched : Serbest bırakmak. Açılmış. Açmak. Çözülmüş. Çözmek.

Hitcher : Otostop çeken. Otostop yapan. Çeken. Çekiştiren. Bağlayan. Otostopçu.

Hitchers : Otostop çeken. Çeken. Otostop yapan. Çekiştiren. Bağlayan. Otostopçu.

Hitches : Arıza. Olumsuzluklar. Aksilikler. Aksaklık. Aksilik. Çekme. Aksama. Terslikler. Çekiverme. Aksaklıklar.

Half hitch : Dülger bağı. Sade ilmik.

Hitch up : Evlenmek. Yukarı çekmek. (pantolon) yukarı çekmek.

Hitch on to : -e bağlamak.

Have a hitch : Aksilik yaşamak. Aksamak.

Unhitches : Serbest bırakmak. Yerinden çıkarmak. Çözmek. Açmak.

İngilizce Hitched Türkçe anlamı, Hitched eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hitched ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Left handed pitcher : Solak atıcı.

Married : Bileşik. Evliliğe veya evlilere özgü. Görüntü ile sesin aynı film üzerinde yer alması durumu. Evlilikle ilgili. Nikahlı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Evlenmiş. Evlilik. Başı bağlı.

Domicile : İkametgah. Oturma yeri. Ödemek. Yerleştirmek. Yasal konut. Ödemek (poliçe). Ev. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. İkamet ettirmek. Kişinin yerleşme amacıyla oturduğu konut.

Abode : Yer. Olduğu yer. Mesken. Konut. Sükna. İkamet etme (bir yerde). Ev. Yurt. İkamet. Bir yerde ikamet etmek.

Twirler : Beyzbolda top atıcı (beyzbol argosu). Spin atan kimse veya şey. Bandonun önünde yürüyen kız. Dönen şey.

Reliever : Maçın sonlarına doğru oyuna giren daha isabetli atışlar yapan oyuncu. Yedek. (tartışma vb'yi) yatıştırma görevi gören kimse. Dublör.

Left hander : Sol yumruk. Solak. Solak atıcı.

Getting married : Nikah masasına oturma. Evlenme.

Room : Olanak. Meydan. Boş yer. Oturmak. Pansiyon. Mahal. Yer. Mekan. Neden. Oda.

Southpaw : Solak atıcı. Solak. Solu güçlü boksör.

Hitched synonyms : ship's galley, starting pitcher, screwballer, baseball player, right handed pitcher, relief pitcher, right hander, galley, caboose, handcuffed, cookhouse, connubial, wedded, ballplayer, in double harness, habitation, hurler, marrieds, thrower, home, dwelling, kitchenette, lefty, lefthander, dwelling house, fireman.

Hitched zıt anlamlı kelimeler, Hitched kelime anlamı

There : Oraya. O konuda. Ora. Birinin ismi yerine kullanılır. Orayı. Orası. İşte. Şura. ...var. Şurada.

Low : Yıkmak. Böğürme. Böğürmek. Alçak. (ses) yavaş. Düşük. Böğürmek (inek veya öküz). Ucuz. (inek) böğürmek.