Hob türkçesi Hob nedir

  • İri başlı çivi.
  • Kılavuz salmak.
  • Freze etmek.
  • Gulyabani.
  • Diş frezesi.
  • Ocak ızgarası.
  • Freze bıçağı.
  • Kalıp makinesi.
  • Öcü.
  • Set üstü ocak.
  • Cin.
  • Hedef kazığı.

Hob ile ilgili cümleler

English: Ali is a model railroad hobbyist.
Turkish: Ali model demiryolu meraklısı.

English: Bullying is Hasan's favorite hobby.
Turkish: Zorbalık Hasan'ın en sevdiği hobidir.

English: Contributing to Tatoeba is not an expensive hobby.
Turkish: Tatoeba'ya katkıda bulunmak ucuz bir hobidir.

English: Bird watching is a nice hobby.
Turkish: Kuş gözlemciliği güzel bir hobi.

English: Aoi's hobby is dancing.
Turkish: Aoi'nin hobisi dans etmektir.

Hob ingilizcede ne demek, Hob nerede nasıl kullanılır?

Raise hob with : Yaramazlık etmek. Karmakarışık etmek.

Raise hob : Altüst etmek.

Hobbesian : Thomas hobbes felsefesi taraftarı. Hobbes destekçisi.

Hobbies : Merak. Özel zevk. Hobiler. Delice doğan. Hobi.

Hobbism : Thomas hobbes tarafından yaratılmış olan yönetim teorisi. Hobbesçuluk.

Hobbled : Duraksamak. Engellemek. Topallamak. Topal etmek. Bukağı vurmak. Aksayarak yürümek. Köstek vurmak. Aksamak. Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Kösteklemek.

Hobbler : Topallayarak yürüyen. Topallayan. Topal.

Hobble skirt : Altı dar etek. Alt tarafı dar eteklik. Dar etek.

 

Hobbledehoys : Elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen genç. Gelişme çağındaki beceriksiz genç. Sarsak ve sakar genç.

Hobbit : Tolkien'in insan benzeri ama daha küçük hayal kahramanları. Roman yazarı j.r.r. tolkien tarafından yaratılan cüce benzeri tüylü ayaklı hayali karakter.

İngilizce Hob Türkçe anlamı, Hob eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hob ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stud : Dikme. Krampon. Ayaktopu ayakkabılarının altlarına çivilenen ve tabanla topuk genişliğinde uzayan 12,7 mm. genişlikte kösele ya da sert lastik parçaları. (tabanda iki, topukta ise bir tane bulunur ve çıkıntılar birbirine koşuttur.). Çivi. Hara. Damızlık. Damızlık at. Çivilemek. Bir grup damızlık at.

Ghouls : Mezar hırsızı. Cadı. Mezar soyguncusu. Hortlak. Mezarlıktan ceset çalan kimse. Kötü niyetli kimse. Ceset hırsızı.

Bogey : Beraberlikten bir sayı fazla (golf). Vagon alt düzeni. Tanımlanamayan düşman uçağı. Umacı. Düşsel korku. Tanımlanamayan hava aracı veya taşıtı. Şeytan. Sümük.

Bogymen : Umacı.

Brownie : Yavrukurt. İzci küçük kız. İyi huylu peri. İyilik perisi. Gizlice ev işlerine yardım eden peri. Çikolatalı kek. Hizmet perisi. Kuşüzümlü ekmek.

Doornail : Büyük bir başı olan ve eskiden kapıları güçlendirmek veya süslemek için kullanılmış olan bir çivi türü. İri kafalı çivi.

Sandman : Uyku perisi.

Djinns : Ecinni.

Fairy : Teksas eyaletinde şehir. Perilere ait. Eşcinsel erkek. İbne. Peri. Çocuk. Yalan. Peri oyunu. Peri gibi. Nonoş.

Hob synonyms : djinni, astute, bogie, bogies, booger, bogeying, milling cutter, djinn, leprechaun, hobgoblins, ghoul, molding machine, hobnail, bogyman, goblins, gremlin, demon, bugaboo, imp, faerie, hobgoblin, rout out, doppelganger, studs, elf, fay, bogy, bogy man, bugbears, bogeymen, goblin, pixie, pixy.

 

Hob ingilizce tanımı, definition of Hob

Hob kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, a game in which such a target is used. A sprite. A peg, pin, or mark used as a target in some games, as an iron pin in quoits. The hub of a wheel. [Bakınız: Hub]. An elf. The male ferret. A fairy.