Hold out for türkçesi Hold out for nedir

  • Beklemek.
  • Dayanmak.
  • Dışındakileri reddetmek.
  • Destek vermeye devam etmek.
  • Her şeyi reddetmek.
  • Aşırı istemek.

Hold out for ile ilgili cümleler

English: I can hold out for hours.
Turkish: Saatlerce dayanabilirim.

Hold out for ingilizcede ne demek, Hold out for nerede nasıl kullanılır?

Hold : Sahip olmak. Kaldırmak. Barındırmak. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Zaptetmek. Tıkamak. El koymak. İyi çekim. Tutmak. Muhafaza etmek.

Out : Ortaya çıkmak. Kovmak. Nakavt etmek. Dışarı atmak. Kendini belli etmek. Dışarı çıkarmak. Meydana çıkmak. Yanmak. Dışarıda. Çıkış.

For : Olarak. -e uygun. Şerefine. Dair. -e rağmen. Zarfında. -dir. Bir takımyıldızın adı. -den dolayı. Uğruna.

Hold out : Uzatmak. Vermek. Israr etmek. Boyun eğmemek. Yeterli olmak. İleri sürmek. Ayak diremek. Ümit vermek. Dayanmak. Direnmek.

Hold out on one : Birinden gizlemek.

Cut out for : (bir şey için) biçilmiş kaftan olmak. Biçilmiş kaftan. Biçilmiş kaftan olmak.

Be on the look out for : Aramak.

Be cut out for : Uygun konumda olmak. Uygun olmak. (bir iş için) uygun olmak. Biçilmiş kaftan olmak.

Be out for : Sahip olmayı amaçlamak. Amaçlamak.

Reach out for : Uzanmak. Almak üzere uzanmak.

İngilizce Hold out for Türkçe anlamı, Hold out for eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Hold out for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abidden : Baki kalmak. Sadık kalmak. İkamet etmek. Durmak. Katlanmak. Uymak. Çekmek. Sadık kalmak (vaade veya karara).

Abutted : Bitişik olmak.

Be among the living : Göğüs görmek. Canlı kalmak. Yaşayanlar arasında olmak. Yaşamak. Canlı olmak.

Abides : Uymak. Çekmek. Tahammül etmek. Sadık kalmak. İkamet etmek. Kurala uymak. Sadik kalmak. Katlanmak.

Await : İntizar etmek. Hazır olmak. Gözlemek.

Base upon : Dayamak. Temele dayandırmak. Dayandırmak.

Bank on : Ummak. Güvenmek. Bel bağlamak. Ümit etmek. -e bel bağlamak.

Arrive : Bir ereğe ulaşmak. Ulaşmak. Üstesinden gelmek. Gelip çatmak. Ayak basmak. Dönmek. Varmak. Yetişmek. Vasıl olmak.

Bargain for : Hesaba katmak. Ummak. Hazırlanmak.

Be predicated on : -in üzerine kurulmuş olmak. Dayalı olmak.

Hold out for synonyms : bear, bargain on, abide by, be tolerant of, abide, awaited, attend, anticipate, bide, be waiting, abideth, anticipates, abuts, abut, abided, base on, abrook, awaits.