Homogeneous goods türkçesi Homogeneous goods nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Türdeş mal.
  • Tıpatıp birbirinin benzeri olan ve sonsuz sayıda küçük parçaya bölünebilen mal.

Homogeneous goods ingilizcede ne demek, Homogeneous goods nerede nasıl kullanılır?

Homogeneous : Fiziksel ve kimyasal özellikleri, çeşitli bölgelerinde ayrılık göstermeyen tek evreli dizgelerin ortak özelliği. Özellikleri, her noktasında eşdeğer olan özdek evresine ilişkin. Tekkökenli. Bağdaşık. Homojen. Yapısı ve özellikleri her yerinde özdeş olan (özdek). aynı dereceli ya da aynı boyutlu olan. Tekunsurlu. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tektürel. Aynı yapılı olan.

Goods : Yapılan ya da üretilen, topraktan, sudan çıkartılan her türlü özdek. satılabilen bir yerden başka bir yere gönderilen sarmalama ya da sandıklama yoluyla depolara konulabilen ürünler. Emtia. Ürün. Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı, cansız nesne ve değer. Gümrük mevzuatı kapsamında anılan her türlü madde. Meta. İyi mallar. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mal. Ayniyat.

Homogeneous carburizing : Homojen karbürleme. Türdeş karbonlama. Tektürel karbonlama. Homojen karbonlama.

Homogeneous computer network : Türdeş bilgisayarlar ağı. Türdeş bilgisayar ağı. Benzeşik bilgisayarlar ağı.

 

Homogeneous coordinates : Homojen koordinatlar. Türdeş konaçlar.

Homogeneous differential equation : Homojen diferansiyel denklem. Türdeş türetik denklem. Homojen diferensiyel denklem. Türdeş diferensiyel denklem.

İngilizce Homogeneous goods Türkçe anlamı, Homogeneous goods eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Homogeneous goods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

 

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Homogeneous goods synonyms : a type mutual funds, a shift in supply, abnormal budget expenditures, a change in supply, a shift in demand, ability to pay principle.