Homologous protein türkçesi Homologous protein nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Farklı türlerde benzer amino asit dizisi ve işlevlere sahip proteinler.
  • Homolog protein.

Homologous protein ingilizcede ne demek, Homologous protein nerede nasıl kullanılır?

Homologous : Türdeş. Homolog. Türardışık. Eştürel. Müsavi. Benzeşik. Ch4 ve c2h6 gibi kimyasal bileşimleri birbirinden ch2 nin katlarınca ayrı olan ve benzer özellikler gösteren bir dizi bileşik. Benzer. Benzeş.

Protein : Hayvan ve bitki gözelerinde aminoasitlerden yapılan önemli bir besin sınıfı. Albümin özü. Amino ekşitlerinden yapılmış dirilçoğuz özdeciği. Doku hücrelerinin esas yapı unsurlarından birini oluşturan, aminoasit birleşmesinden oluşmuş azotlu bileşikler grubuna ait herhangi bir madde. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Önbesi. Proteid. Protein. Canlıda yapı elemanı, hormon, enzim, elektron ya da madde taşıyıcısı, desteklik gibi görevleri yapan, amino asitlerin birbirlerine peptit bağlarıyla bağlanması sonucu oluşan, polipeptit dizilerinin tek başlarına ya da diğer moleküllerle birleşerek ipliksi, tabakalı ya da küresel şekillerde (primer, sekunder, tersiyer, kuaterner yapı) bulunabilen, tüm hücre faaliyetlerine katılan bir biyopolimer grubu. Amino asitlerin peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan, karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kükürt içeren, globuler veya fibröz yapıya sahip, bütün canlılar için önemli yapısal ve fonksiyonel işlevleri olan makromoleküller. genellikle peptit bağıyla bağlanmış 100’den fazla amino asit içeren ve molekül ağırlığı 10 kda’dan fazla olan peptitler için kullanılır.

 

Homologous chromosome : Homolog kromozom. Biri anneden diğeri babadan gelen, birbirinin eşi olan çift kromozom. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Her biri bir ana babadan gelen ve çiftler halinde bulunan, morfolojik olarak birbirine benzeyen ve eşey kromozomları hariç aynı gen lokuslarına sahip kromozomlar. böyle bir çiftin her bir üyesi, diğerinin homologudur.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Activator protein : Genin üst kısmına bağlanan ve transkripsiyonu uyaran dna bağlanma proteini, aktivatör protein. Etkinleştirici protein.

Acyl carrier protein : Yağ asidi sentaz kompleksinde yer alan, prostetik grup olarak fosfopantotein taşıyan ve yağ asidi üretimindeki metabolik halkada açil gruplarını taşıyan küçük bir protein, asil taşıyıcı protein, acp. Asil taşıyıcı protein. Açil taşıyıcı protein.

İngilizce Homologous protein Türkçe anlamı, Homologous protein eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Homologous protein ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Batın. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Homologous protein synonyms : abdominal ovariectomy, abdominal pain, abattoir, a c syndrom, abdominal distention, abdominal fat necrosis.