Hosts türkçesi Hosts nedir

Hosts ile ilgili cümleler

English: Ali believes that ghosts exist.
Turkish: Ali hayaletlerin olduğuna inanıyor.

English: Ali is scared of ghosts.
Turkish: Ali hayaletlerden korkuyor.

English: Ali doesn't believe that ghosts exist.
Turkish: Ali hayaletlerin var olduğuna inanmıyor.

English: Ali doesn't believe in ghosts.
Turkish: Ali hayaletlere inanmıyor.

English: Ali says he isn't afraid of ghosts.
Turkish: Ali hayaletlerden korkmadığını söylüyor.

Hosts ingilizcede ne demek, Hosts nerede nasıl kullanılır?

Bastion hosts : Savunma kalesi ana makineleri.

Ghosts : İz. Eser. Hayaletler. Hayalet. Ruh. Hortlak.

Host a virus : Virüs barındırmak.

Host address : Makine adresi. Ana bilgisayar adresi. Bilgisayar adresi. Sistem adresi. Anasistem adresi.

Host cell : İçinde virüs ya da klonlama yapabilen vektörün yaşadığı ve kendini çoğalttığı hücre. Konak hücre. Konukçu hücre.

Host name : Bir ağ üzerinde bir bilgisayarı tanımlayan eşsiz isim. Makine adı. (bilgisayar, internet) ana bilgisayar adı. Anasistem adı. Ana bilgisayar adı. İnternet sunucu adı. İnternet sunucu adresi. Ana makine adı.

Host computer : Asal bilgisayar. Ana bilgisayar. Sunucu bilgisayar. Hizmet bilgisayarı. İletişim anasistemi. Anasistem. Kendisine bağlı olan bilgisayarlara servis sağlayan bilgisayar.

 

Host controls : Ana bilgisayar denetimleri.

Host drive : Sürücü. Ana sürücü.

Host information : Ana bilgisayar bilgisi.

İngilizce Hosts Türkçe anlamı, Hosts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hosts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entertained : Eğlendirmek. Misafir etmek. Ağırlanmış. Misafir edilmiş. Meşgul edilmiş. Avutulmuş. Oyalamak. Eğlendirilmiş. Aklında bulundurmak.

Throng : Akın etmek. Üşüşmek. Kalabalık bir halde beklemek. Kalabalık halinde gitmek. Kalabalık bir halde gelmek. Kalabalık. Kalabalık bir halde toplanmak. Toplanmak. Kalabalık bir halde gitmek. Doldurmak.

Grownup : Yetişkin kimse. Yetişkin. Olgun. Ergin.

Receives : Karşılamak (haber vb.). Teslim almak. Kabul etmek. Almak. Eline ulaşmak. Almak (mesaj vb). Kaldırmak. Anlamak.

Horde : Sürü. Göç halindeki aşiret. Topluluk. Toplanmak. Sürümek. Kalabalık. Horda. İzdiham yaratmak. Göçebe ve ilkel yaşamak. Kalabalık yapmak.

Feting : Çit. Eğlence. Ziyafet. Bayram. Kutlamak. Yortu. Piknik. Şenlik. Ziyafet vermek.

Feasted : Haz almak. Yiyip içmek. Ziyafet çekmek. Bayram yapmak. Şölen. Ziyafet vermek. Tadını çıkarmak. Ziyafet. İyi beslemek. Bayram.

Multitude : Çokluk. Halk yığını. İzdiham. Kat. Çok sayı. Kalabalık.

Receive : Ev sahipliği yapmak. Uğramak. Başına gelmek. Maruz kalmak. Aşai rabbani ayininde ekmek ve şarap almak. Konuk kabul etmek. Eline ulaşmak. Evine almak. Almak (mesaj vb).

Hosts synonyms : hosted, fetes, feast, concourse, dines, entertains, host, do the honors, have someone over, legion, dine, hostess, entertain, dined, adult, feted, fete, feasts.

 

Hosts zıt anlamlı kelimeler, Hosts kelime anlamı

Juvenile : Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Genç. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Juvenil. Gençliğe ait. Delikanlı. Jön. Çocuksu.

Parasite : Tufeyli. Konuk. Bir canlının içinde veya üzerinde, sürekli ya da geçici olarak besin ve yer sağlama amacıyla yaşayan başka canlı; ekti, yelmeşik, parazit. Önce roma palyata komedyasında, sonra da on altıncı yüzyılın ortasında gelişmeye başlayan italyan halk doğaçlama tiyatrosunda ortaya çıkan başkalarının sırtından geçinmeye çalışan açıkgöz tipi. Eski roma komedyasında ve commedia dell'arte türünde görülen başkasının sırtından geçinen açıkgöz tip. Asalak. Parazit ses. Anaforcu. Biyoloji, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Beleşçi.