Huzu nedir, Huzu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kaba, ince ruhlu olmayan.

Huzu ile ilgili Cümleler

  • Huzur içinde yaşıyoruz.
  • Babamın şirketinde her zaman huzursuz hissettim.
  • Huzur içinde öldü.
  • “Kendisine her zaman huzur veren o kokuyu, anasının kokusunu duyar duymaz tatlı tatlı mırıldanmaya başladı.”
  • Amcam mutlu bir hayat yaşadı ve huzurlu bir ölümle öldü.
  • Tom, huzursuz.
  • Huzursuz hissediyorum.
  • Toplumsal huzursuzluğu yok etmek önemlidir.
  • Oğulların, huzursuz çocuklar.
  • Biraz huzur ve sessizlik isterim.
  • Bize huzur ver!
  • Allah onlara huzur versin!
  • Haşa huzurdan, o hayvan gibi davrandı.
  • Huzurumuzu koruyalım!
  • Huzur ver!

Huzu ile ilgili Atasözü veya Deyim

haşa huzurdan (veya huzurunuzdan) : uygunsuz bir şey söylemek zorunda kalındığında bağışlanma dileği anlatan bir söz.

huzur bulmak : ruhsal yönden rahatlamak.

huzur vermek : gönül rahatlığı, dirlik vermek, dinlendirmek.

huzurunu kaçırmak : tedirgin, rahatsız etmek.

Huzu anlamı, kısaca tanımı

Huzullanmak : Rahatlamak

Huzur dersleri : Ramazan'ın ilk gününde başlayıp sekiz gün süren, seçkin bir bilginin padişahın önünde verdiği din dersleri.

Huzur karagözü : Padişahların önünde oynatılan Karagöz oyunu. Huzur'a en usta Karagözcüler çıkarılırdı. Sarayda, padişah önünde düzenlenen gölge oyunu gösterisi.

 

Huzurkent : İçel ilinde, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Huzurluk : Balkon.

Huzur : Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç. Ön, yan, kat, makam, yamaç. Bir yerde bulunma. Padişah katı.

Huzur hakkı : Belli bir konuyu görüşmek için toplanan bir kurulun üyelerine ödenen para, hakkıhuzur.

Huzurevi : Yaşlanmış kimselerin bakımlarının yapıldığı ve barındığı kurum.

Huzurlu : Huzuru olan, rahat.

Huzursuz : Huzuru olmayan, tedirgin, rahatsız. Tedirgin, rahatsız bir biçimde.

Huzursuzca : Biraz huzursuz. (huzursu'zca) Huzursuz bir biçimde.

Huzursuzluk : Huzursuz olma durumu. Huzursuzca davranış.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Ruhlu : Görünüşü veya ruhsal durumu herhangi bir nitelikte olan. Canlı, etkili.

Olma : Olmak işi.

Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

Diğer dillerde Huxley katmanı anlamı nedir?

İngilizce'de Huxley katmanı ne demek ? : huxley’s layer