Hydroxyl group türkçesi Hydroxyl group nedir

  • Hidroksil grubu.
  • Hidrojen ile oksijen atomunun kovalent bağla bağlanmasıyla oluşan, amino asitler, şekerler gibi pek çok biyolojik molekülde bağların oluşmasını sağlayan oh grubu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Hydroxyl group ingilizcede ne demek, Hydroxyl group nerede nasıl kullanılır?

Hydroxyl : Hidroksil. Bir kökçe türü (kimya). Oh, bir hidrojenle bir oksijen atomundan oluşan (—1) değerlikli kök.

Group : Gruplandırmak. Gruplaştırmak. Topluluk. Gruplara ayrılmak. Deneyim ya da çözümleme için birtakım birey, nesne ya da gözlemlerden oluşan topluluk. bir okulda, bir derslikte öğrencilerin belli bir eğitim ya da öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım ya da öbeklere verilen ad. Türkümlemek. Türkümleşmek. Gruplara ayırmak. Her öğenin tersini ve öteki öğelerle birleşkesini kapsayan aynı yapıdaki öğeler topluluğu. Belli kayaç özellikleri olan, iki ya da daha çok sayıda komşu oluşuklar topluluğundan ortaya çıkmış, bir kayaç katman birimi.

Hydroxylamine : Hidroksilamin.

Hydroxylase : Hidroksilaz. Substrata bir hidroksil grubunun katılmasını katalize eden monooksijenaz enzimi.

Hydroxylation : Hidroksilasyon. Hidroksilleme.

Hydroxylysine : Lizin aminoasidinin hidroksillenmiş bir türevi. kollajenin bir bileşeni olup kalıntıları çapraz bağların oluşumuna katkıda bulunur. Hidroksilizin.

 

İngilizce Hydroxyl group Türkçe anlamı, Hydroxyl group eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hydroxyl group ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

 

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Hydroxyl group synonyms : a site, abductor muscle, aardvarks, acacia, aardvark, a cells.