İkirciklenmek nedir, İkirciklenmek ne demek

  • İşkillenmek, kuşkulanmak
  • Kararsız olmak.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İşkillenmek.

İkirciklenmek kısaca anlamı, tanımı

İkircik : İşkil, şüphe, kuruntu. Kararsızlık, tereddüt

İkirciklenme : İkirciklenmek işi.

Kararsız olma : Bileşiğin karışımın veya çözeltinin kimyasal yapısındaki veya fiziksel özelliklerindeki değişkenlik hali.

İşkillenmek : İşkilli duruma gelmek, pirelenmek.

Kuşkulanmak : Kuşku içinde bulunmak, kuşku duymak, şüphelenmek.

İşkillenme : İşkilli duruma gelme, pirelenme.

Kuşkulanma : Kuşkulanmak işi, şüphelenme.

Kararsız : Kararı olmayan. Dengesiz. Karar vermekte güçlük çeken, duruksun, tereddütlü, bikarar, mütereddit.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

İşkil : Kuruntu.

Kuşku : Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek. Başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu.

Karar : Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Olma : Olmak işi.

İşki : İçki.

Diğer dillerde İkiözdecikli anlamı nedir?

İngilizce'de İkiözdecikli ne demek ? : bimolecular