İmge nedir, İmge ne demek

  • Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal, hülya.
  • Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj.
  • Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj.
  • Genel görünüş, izlenim, imaj

"İmge" ile ilgili cümleler

  • "Efsanevi asi kız imgesine, bu imgenin kararlı ödünsüzlüğüne kavuşabilirdi." - M. Mungan

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Ortada açık bir uyaran olmadan, eski bir duyusal-algısal yaşantının zihinde yeniden canlanan biçimi.

Gerçekle ilişkisi olmadığı halde insanın zihninde tasarlayıp canlandırdığı şey.

Felsefi anlamı:

Bir nesneyi doğrudan doğruya yeniden tanıtmaya yarayacak bir biçimde göz önüne seren şey, duyu organları ile algılanmış olan bir şeyin somut ya da düşüncel kopyası.

Edebi terim anlamı:

Bir şeyi daha canlı ve daha duygulu bir halde anlatmak için onu başka şeylerin çizgileri ve şekilleri içinde tasarlayış. (İMGELEM, Muhayyile, Imagination; İMGELEME, Tahayyül, Imagination).

İmge isminin anlamı, İmge ne demek:

Kız ismi olarak; Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal.

Bilimsel terim anlamı:

Var olan ya da varmış gibi tasarlanan nesnelerin zihinde canlandırılışı.

 

İngilizce'de İmge ne demek? İmge ingilizcesi nedir?:

image

Osmanlıca İmge ne demek? İmge Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

hayal

İmge hakkında bilgiler

İmgelem, insanın istediği şeyleri gözünde canlandırabilme yetisinin ürünlerini kapsayan evren.

Paylaşılan dünyanın duyu idraklarından elde edilen ögelerin içinden kısmen bulmak veya tamamen kişisel alanlar için doğuştan yetenek ve işlem olarak kabul edilir. Algı duyusunda önceden verilen nesnelerin aklın algıladıklarında canlandırma süreci olarak psikolojide teknik olarak kullanılan bir terimdir. Terimin bu kullanımının sıradan lisan üstündeki karışıklarından beri, bazı psikiyatrlar bu işlemi tarif etmek için hayal (ing. imaging), imge (ing. imagery) veya onun konuşması "üretken" (ing. reproductive) olarak tersi "yaratıcı" (ing. productive) veya "yapıcı" (ing. constructive) hayal gücünü tercih ederler. Hayal edilen imgeler aklın gözüyle görülür.

İmge ile ilgili Cümleler

  • Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.
  • Bu yaşam ve ölümün mükemmel bir görsel imgesi değil mi?

İmge anlamı, kısaca tanımı:

Hayal : İmge. Belli belirsiz görülen şey, gölge. Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun. Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya. Görüntü.

Algı : Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık. Vergi. Kazanç, alacak. Rüşvet. Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak.

 

İmgeci : İmgeyi öne alan, imgeye önem veren (kimse, düşünce vb.).

İmgecilik : İmgeci olma durumu.

İmgelem : Hayal dünyası, imajinasyon.

İmgeleme : İmgelemek işi, tahayyül.

İmgelemek : Bir şeyin imgesini zihinde canlandırmak, hayal etmek.

İmgelenme : İmgelenmek işi.

İmgeli : İmgeye dayanan, imgesi olan.

İmgesel : İmge ile ilgili.

Zihin : Anlayış, kavrayış. Bellek, an. Bilinç, dimağ. Canlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünü.

Tasar : Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Hülya : Tatlı düş, hayal. Kuruntu.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Görünüş : Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir. Görünme işi. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey.

İzlenim : Uyaranların, duyu organları ve ilişkili sinirler üzerindeki etkileri veya belirli bir durumun kişi üzerindeki çözümlenmemiş bütün etkisi, intiba. Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

İmaj : İmge.

Diğer dillerde İmge anlamı nedir?

İngilizce'de İmge ne demek? : n. simulacrum

Fransızca'da İmge : image [la], imagination [la]

Almanca'da İmge : n. Bild

Rusça'da İmge : n. признак (M), симптом (M), воображение (N), привидение (N)