İzlenimcilik nedir, İzlenimcilik ne demek
- Doğayı, gerçekte olduğu gibi bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil, ondan edinilen izlenimin ölçüsüne göre anlatan, doğrudan doğruya gerçeği, nesneyi değil de onun sanatçıda uyandırdığı duyumları veren sanat akımı, empresyonizm.
- Sanat eserlerinin dış etkilerin içe yansıması, içte izler bırakması ve bu izlere dayanılarak yaratılması

Felsefi anlamı:
(Sanatta) İzlenimci denilen sanatçı, yazar ve eleştirmenlerin kuram ve yöntemi; izlenimciler soyut kurallara ve uzun uzun düşünmeye baş vurmadan, doğrudan doğruya izlenimlerine dayanarak yol aldıklarını ileri sürerler.
(Felsefede) Yalnızca duyu izlenimlerini ve duyumları gerçek olarak kabul eden bilgi öğretisi.
(Resim sanatında) Fransız sanatçılarının kurduğu bir akım: Gerçeklikten doğrudan doğruya alınan kişisel izlenimleri, dolaysız olarak yansıtmaya çalışan resim sanatı. Sonradan başka sanat dallarına da geçmiştir.
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
(Resim, Heykel) 1865'de Fransa'da ortaya çıkan bir sanat akımı. Avrupa resminde ilk kez geleneksel resimden ayrılmayı başaran ve Uyanış Çağından bu yana izlenilen işlik resminin açık-koyu, bilimsel derinlik çizimi kurallarının sarsılmasına başlangıç olan sanat eğilimi. Doğadan alınan izlenimlerin prizma renkleri olan yedi renkle resim bezi üzerine aktarılması, resmin yapısal kuruluşuna önem vermeyiş, izlenimlerin çizgi düzeni ile değil işaretlerle, karalamalarla saptanması bu sanat akımının özelliklerindendir.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Fransa'da İlk Dünya Savaşı sonunda aydınların, sinema eleştirmen ve kuramcılarının ön ayak oldukları sinema akımı. İçe dönük, ruhsal durumlara, anılara, düşlere ilk kez büyük bir yer veren, bunları sinemanın olanaklarıyla yansıtmaya çalışan izlenimcilikte çerçeveleme, görüntü düzenlemesi, biçimbozumu, bindirme, örtü, bulanık görüntü, karşıtlamalı kurgu, yavaşlatılmış devinim gibi sinemaya özgü uygulayımlar bol bol kullanıldı; yoğruksal değerler ön sıraya geçti; geniş görüntülüğün ilk başarılı denemeleri gerçekleştirildi. Ancak bu akımın, Fransız yazın geleneğine fazla bağlı kalması, sinemayı bazen yazının etki alanına soktu.
Edebi terim anlamı:
Tabiatı gerçekte olduğu gibi bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil, ancak ondan edinilen izlenimin ölçüsünde ve niteliğinde anlatma yolunu tutan çığır, ki ondokuzuncu yüzyıl sonlarında meydana çıkmıştır.
Bilimsel terim anlamı:
XIX. yüzyıl sonlarında ortaya çıkan; doğa, olaylar ve yapıtlar karşısındaki izlenimleri yaratı ve eleştirinin ilkesi sayan, Avrupa'nın birçok ülkelerinde pek çok izleyiciler bulunmuş olan bir sanat ve yazın akımı.
İngilizce'de İzlenimcilik ne demek? İzlenimcilik ingilizcesi nedir?:
impressionism, impressionisme
Fransızca'da İzlenimcilik ne demek?:
impressionisme, impressionnisme
İzlenimcilik kısaca anlamı, tanımı:
Yeni izlenimcilik : İzlenimcilerin içgüdüye dayanarak yaptıkları, güneş ışığının parçalanmasını bilimsel yöntemli biçimde uygulayan, izlenimcilerin bozdukları yapısal kuruluşa yeniden önem veren, saf renkleri nokta nokta sürüp renk karışımını seyircinin gözünde oluşturmayı amaçlayan resim akımı.
İzlenimci : İzlenimcilik yanlısı olan (sanat veya sanatçı), empresyonist. Kesin bir doğruluğu olmayıp duyumlara, izlenime dayanan.
İzlenim : Uyaranların, duyu organları ve ilişkili sinirler üzerindeki etkileri veya belirli bir durumun kişi üzerindeki çözümlenmemiş bütün etkisi, intiba. Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj.
Gerçek : Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Doğruluk. Yalan olmayan. Yapay olmayan. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Gerçeklik. Temel, başlıca, asıl.
Ayrıntı : Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay.
Değil : Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime.
Ölçü : Ölçme sonucu bulunan rakam. Ölçüt. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Belirlenmiş boyut. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Değer, itibar. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin.
Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje.
Sanatçı : Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse. Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist.
Duyum : Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat. Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas. Duyu.
Empresyonist : İzlenimci.
Diğer dillerde İzlenimcilik anlamı nedir?
İngilizce'de İzlenimcilik ne demek? : n. impressionism
Fransızca'da İzlenimcilik : impressionnisme [le]
Almanca'da İzlenimcilik : n. Impressionismus
Rusça'da İzlenimcilik : n. импрессионизм (M)
adj. импрессионистский

Bu kısımda İzlenimcilik nedir? İzlenimcilik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İzlenimcilik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İzlenimcilik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.