J curve effect türkçesi J curve effect nedir

  • Devalüasyonun kısa dönemde dışalım ve dışsatım fiyat esnekliklerinin düşük olması nedeniyle ülkenin dış ticaret açığını daha da artırması, uzun dönemde ise esnekliklerin artmasına bağlı olarak açığın küçülerek ortadan kaldırması.
  • J eğrisi etkisi.
  • İktisat alanında kullanılır.

J curve effect ingilizcede ne demek, J curve effect nerede nasıl kullanılır?

J : Sı birimlerinde, erke ya da iş birimi; 1 newtonluk bir kuvvetin, kuvvet yönünde 1 m yol aldığında yaptığı iş. 1 ohmluk direnci olan bir iletkenden geçen 1 amperlik elektrik akımının 1 saniyede yaptığı iş. İngiliz alfabesinin onuncu harfi. Esrarlı sigara. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Julün simgesi. Cemşat. Sarma esrar. Jul.

Curve : Kavis çizmek. Bükülmek. Eğri. Kıvırmak. Kavisleştirmek. Dönemeç. Kavis. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Eğmeç. Eğmek.

Effect : Yerine getirmek. Sonuç vermek. Bir bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız değişken tarafından belirlenen ya da bağımlı konumda olan etken. bk. neden. Etki etmek. Anlam. Tesir. Bir oyun sırasında belirli bir etki yapmak için kullanılan müzik, gürültü, sis, yağmur, kar, güneş, gece, fırtına, yıldırım gibi her çeşit ses ve ışık öğelerinin tümü. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Başarmak. Yığın iletişiminde kaynaktan çeşitli araçlarla aktarılan iletilerin okur, izleyici, dinleyici gibi alımcılar üzerindeki etkileyici sonucu.

 

J curve : İhracat ve döviz değerleri arasındaki bağlantıyı gösteren grafik (ekonomi). J eğrisi. Devalüasyonun bir ülkenin dış ticaret bilançosunda zaman içerisinde yarattığı etkiyi gösteren ve j harfine benzediği için bu adla anılan eğri.

İngilizce J curve effect Türkçe anlamı, J curve effect eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak J curve effect ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

J curve effect synonyms : ability to pay principle, ability rent, a type mutual funds, a change in supply, a change in demand, a shift in demand.