J curve türkçesi J curve nedir

  • J eğrisi.
  • Devalüasyonun bir ülkenin dış ticaret bilançosunda zaman içerisinde yarattığı etkiyi gösteren ve j harfine benzediği için bu adla anılan eğri.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İhracat ve döviz değerleri arasındaki bağlantıyı gösteren grafik (ekonomi).

J curve ingilizcede ne demek, J curve nerede nasıl kullanılır?

J : Cemşat. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Esrarlı sigara. Sarma esrar. Sı birimlerinde, erke ya da iş birimi; 1 newtonluk bir kuvvetin, kuvvet yönünde 1 m yol aldığında yaptığı iş. 1 ohmluk direnci olan bir iletkenden geçen 1 amperlik elektrik akımının 1 saniyede yaptığı iş. Julün simgesi. Jul. İngiliz alfabesinin onuncu harfi.

Curve : Bükmek. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kıvrılmak. Eğilmek. Kavis çizmek. Kavis. Eğmeç. Kıvırmak. Bükülmek. Eğmek.

J curve effect : Devalüasyonun kısa dönemde dışalım ve dışsatım fiyat esnekliklerinin düşük olması nedeniyle ülkenin dış ticaret açığını daha da artırması, uzun dönemde ise esnekliklerin artmasına bağlı olarak açığın küçülerek ortadan kaldırması. J eğrisi etkisi.

J chain : J zinciri. Pentamerik ıgm ve dimerik ıga molekülünün yapısında bulunan ve alt üniteleri bir araya getiren molekül.

J dennis hastert : Sözcü newt gingrich'in istifasından sonra ocak 1999'dan bu yana meclis'in sözcüsü. Abd temsilciler meclisi ıllinois cumhuriyetçi üyesi.

 

J shaped curve : J eğrisi. En büyük gözlem değerinin en yüksek sıklık gösterdiği, gözlem değerleri düştükçe sıklıkların azaldığı bir dağılımın eğrisi.

J shaped distribution : J-biçimli dağılım.

İngilizce J curve Türkçe anlamı, J curve eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak J curve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

J shaped curve : En büyük gözlem değerinin en yüksek sıklık gösterdiği, gözlem değerleri düştükçe sıklıkların azaldığı bir dağılımın eğrisi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

J curve synonyms : a shift in supply, a shift in demand, a pass through certificate, a type mutual funds, abnormal budget receipts, abnormal budget expenditures, ability rent.