Jetted türkçesi Jetted nedir

Jetted ingilizcede ne demek, Jetted nerede nasıl kullanılır?

Jetties : Mendirek. Rıhtım. Dalgakıran. Vapur iskelesi.

Jetting : Püskürtme. Fışkırtmak. Fışkırtma. Basınçlı sulu kazık çakma. Fırlatma. Basınçlı su uygulaması. Jet ile uçmak.

Jettison : (gemiyi hafifletmek için) denize yüke atıma. Yük atmak. Gemi yükünün bir kısmının denize atılması. Atarak boşaltmak. Ağırlık boşaltmak. Başından savmak. Denize atmak (tehlike anında gemiyi hafifletmek için yükü). Safra atma. Yük boşaltımı. Safra atmak.

Jettison of cargo : Yükün denize atılması.

Jettisonable : Fırlatılabilir. Atılabilir.

Jettisons : Denize atmak (tehlike anında gemiyi hafifletmek için yükü). Ağırlık boşaltmak. Başından savmak. (gemiyi hafifletmek için) denize yüke atıma. Ağırlık azaltma. Yük atmak. Safra atma. Yük boşaltımı. Safra atmak. Gemi yükünün bir kısmının denize atılması.

Jet ager : Püskürtmeli buharlayıcı. Püskürtmeli buharyalıcı.

Jettying : Ortaçağ'da kullanılan bir yapı tekniği.

Jetty : Set. Küçük dalgakıran. İskele. Balkon. Rıhtım. Dalgakıran. Kagir iskele. Vapur iskelesi. Mendirek. Şedde.

Jet aircraft : Jet. Jet motorlu uçak. Jet uçağı.

İngilizce Jetted Türkçe anlamı, Jetted eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Jetted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Line : İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Sıra. Doldurmak. Astar kaplamak. Düzdizim çizgisi. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Kırıştırmak. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.).

Eject : Çıkarmak. Boşaltmak veya deşarj etmek. Çıkartmak. Atmak. Kapı dışarı etmek. Kovmak. Dışarı atmak. Uçaktan atlamak. Defetmek. Fırlatmak.

Eructated : Geğirmiş. Püskürmek. Geğirmek.

Jet : Tazyikle sıkılan su (uygulaması). Fışkırma. Jetle yolculuk yapmak. Fışkırtma. Fışkırmak. Fıskiye. Jet uçağı ile uçmak. Hava ya da yakıtın akışını denetleyen ufak, delikli parça. Fıskıye.

Textual matter : Basılacak metin.

Invitation : Çağırma. Davetiye. Getirtme. Çağrı. Davet. Celp. Davetname.

Text : Mesaj atmak (cepten). Yazının aslı. Örü. Metin. Parça. Konu. Bilişimsel dilbilim ve bilgi erişimde, doğal dil sözdiziminin bir yazı oluşturacak biçimde, biçim, anlatış ve noktalama imleriyle kullanıldığı, bir uzunluk kısıtlaması öngörülmeksizin, gereken boyda damga dizgisi. ä°ncil'de ayet. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Tekst.

Postscript : Dipnot. Yazılım eki. Ek yazı. Haşiye. Ek. Not. Postscript. Kitaba sonradan yazılan ek bölüm. (mektupta) not. Not (mektubun altındaki).

 

Protrude : Dışarı fırlamak. Dışarı uzanmış olmak. Dışarı çıkmış olmak. Dışarı çıkmak. Pırtlamak. Çıkıntı oluşturmak. Fırlamak. Dışarı çıkartmak. Çıkıntı yapmak.

Ejaculates : Haykırmak. Beli gelmek. Fışkırmak. Boşaltmak. Dışarı atmak. Fırlatmak. Boşalmak. Söyleyivermek. Birdenbire yüksek bir sesle söylemek. Bağırmak.

Jetted synonyms : fan letter, crank letter, personal letter, open letter, encyclical letter, dead mail, address, gushed, document, ejaculate, airmail letter, name and address, cover letter, ps, gush, chain letter, rampant, jetting, letter of intent, aerogram, air letter, mail, ejaculating, encyclical, pastoral, form letter, spirt, eructed, dashes, round robin, aerogramme, squirted, correspondence.

Jetted zıt anlamlı kelimeler, Jetted kelime anlamı

Worse : Daha fena. Daha da kötüsü. Daha çok. Daha kötü şey. Daha kötü. Daha hasta. Kötü. Beter. Beteri. Daha kötüsü.