Jetty türkçesi Jetty nedir

Jetty ingilizcede ne demek, Jetty nerede nasıl kullanılır?

Jettying : Ortaçağ'da kullanılan bir yapı tekniği.

Jetted : Fışkırtmak. Jet ile uçmak. Fışkırmış. Jet ile taşınan.

Jetties : Mendirek. Dalgakıran. Vapur iskelesi. Rıhtım.

Jetting : Jet ile uçmak. Fışkırtmak. Fırlatma. Püskürtme. Basınçlı sulu kazık çakma. Fışkırtma. Basınçlı su uygulaması.

Jettison : (gemiyi hafifletmek için) denize yüke atıma. Ağırlık azaltma. Ağırlık boşaltmak. Atarak boşaltmak. Safra atma. Gemi yükünün bir kısmının denize atılması. Yük boşaltımı. Yük atmak. Denize atmak (tehlike anında gemiyi hafifletmek için yükü). Başından savmak.

Jettisoning : Yük atmak. Safra atmak. Başından savmak. Ağırlık boşaltmak. Yükü azaltma için atma.

Jet ager : Püskürtmeli buharyalıcı. Püskürtmeli buharlayıcı.

Jet age : Jet çağı.

Jet berry bush : Böğürtlen. Yapısında sambunigrin gibi siyanojenik glikozit bulunan ve tiyamin noksanlığına yol açabilen bir bitki.

Jetton : Marka. Fiş. Jeton.

İngilizce Jetty Türkçe anlamı, Jetty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jetty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Groining : İki kemerin birleştiği kenar. Mahmuz. Nakit. Kasık. Taş seti. Kıyı koruyucu şedde. İki kemerin birleştiği nokta. Nedenlerin açıklaması.

A set of : Bir takım. Bir grup.

Barrage : Yağmur. Bent. Engel. Engelleme ateşi. Yoğun yaylım ateşi. Soru yağmuruna tutmak. Yaylım ateşi. Baraj. Nehir barajı.

Dam : Toplama havuzu. Anne hayvan. Su bendi. Büğemek. Suyu toplama, sulama ve elektrik üretmek amacıyla akarsu üzerine yapılan bent. Hazne. Baraj. Özellikle dört ayaklı hayvanlar için kullanılan, bir hayvanın ebeveynlerinden dişi olanına verilen ad. Kapamak.

Ferry : Götürmek. Taşımak. Karşı sahile taşımak. Kayık. İşlemek. Bir araçla taşımak. Feribotla taşımak. İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi.

Landing stage : İskele platformu. Bir tekneden yolcuların inebilecekleri genellikle yüzer durumda olan platform.

Bunds : Sarmalama. Toprak set. Bent. Dernek. Toprak set çekmek.

Bosomed : Göğüs. Merkez. Göğüslü. Kucaklamak. Kucak. Bağır. Döş. Gizlemek. Orta.

Barriers : Bariyer. Duvar. Korkuluk. Engel. Antartika'daki buz engeli. Çit. (tren yolunda) geçit. Radyasyon emen bariyerler. Engeller.

Jetty synonyms : jetties, bund, seawall, groyne, bulwarked, pier, dock, dockages, barrier, bunder, dams, piazzas, embarcadero, banks, dike, bulwark, falsework, dockage, diked, bulkheads, bosoms, jutty, leveeing, balcony, gazebo, ferry bridge, groin, piazza, balconies, bulkhead, bosom, gangplank, fabric.

Jetty ingilizce tanımı, definition of Jetty

Jetty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A part of a building that jets or projects beyond the rest, and overhangs the wall below. To jut out. To project. Made of jet, or like jet in color.