Jockeys türkçesi Jockeys nedir
- Aldatmak.
- Binici.
- Yarışmak.
- Cokey.
- Kurnazca aldatmak.
- Dalavere ile kandırmak.
- Dolandırmak.
- Kandırmak.
- Jokey.
Jockeys ingilizcede ne demek, Jockeys nerede nasıl kullanılır?
Jockey act : At üstüne eyersiz binme gösterisi. Eyersiz biniş.
Jockey cap : Kasket.
Jockey club : At yarışlarını idare eden klüp. Jokey kulübü. Cokey kulübü.
Jockey for : Elde etmeye çalışmak. Gayret etmek. Her yolu denemek.
Jockey for position : Bir yarışta daha avantajlı bir yere geçmeye çalışmak. Atak yapmak. Daha iyi bir yere gelmeye çalışmak.
Jocko : Şempanze. Herhangi bir maymun.
Jockey wheel : Gergi tekerleği. Kılavuz kasnak. Germe kasnağı.
Jockey into : Tahrik etmek. Kışkırtmak.
Disc jockey : Disk cokey. Diskcokey. Plak sunucu. Diskjokey.
Jockeyed : Biri tarafından manipüle edilmiş. Kurnazca aldatmak. Dolandırmak. Kandırmak.
İngilizce Jockeys Türkçe anlamı, Jockeys eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jockeys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blear the eyes : Hile ile kabul ettirmek. Empoze etmek. Sulandırmak. Gözleri kamaştırmak. Gözler. Zorla kabul ettirmek.
Befools : Aptal yerine koymak. İşletmek.
Competed : Kapışmak. Çekişmek. Rekabete girmek. Yarış etmek. Müsabakaya girmek. Mücadele etmek. Rekabet etmek. Rekabete kalkmak.
Emulating : Özenmek. İmrenmek. Benzetme. Benzemeye çalışmak.
Bunkoed : Kandırıp kazıklamak. Hile yapmak. Hakkını yemek.
Contend : İddia etmek. Uğraşmak. Savaşmak. (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek. Çarpışmak. Rekabet etmek. Çekişmek. Tartışmak. İleri sürmek.
Bunkoing : Güveni suistimal suçu. Alavere dalavere. Dolandırıcılık. Kandırıp kazıklamak. Hakkını yemek. Hile yapmak. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma.
Bait : Kışkırtmak. Eziyet etmek. Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. İstek uyandıran şey. Rahatsız etmek. Yem. Cezbetme. Mola. Cezbetmek.
Arguing : İtiraz etmek. Görüşmek. İkna etmek. Tartışma. Münakaşa etmek. İspatı olmak. Belli etmek. İddia etmek.
Competes : Rekabete kalkmak. Rekabete girmek. Rekabet etmek. Müsabakaya girmek. Kapışmak. Mücadele etmek. Çekişmek. Yarış etmek.
Jockeys synonyms : horseback rider, emulate, chisel, jockeying, bamboozling, befooling, manoeuver, rider, equestrians, manoeuvre, be unfaithful, competing, bilking, bamboozle, betray, bilk, horsewomen, buncoed, befool, bunco, cheats, jockey, chiselling, chiseling, equestrian, baited, jockeyed, compete, contest, beguile, emulates, buncoing, contended.

Bu kısımda Jockeys kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jockeys ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jockeys anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jockeys ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.