Jones türkçesi Jones nedir

  • Uyuşturucu alışkanlığı.
  • Abayı yakmış olma.
  • Penis.
  • Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.
  • Çok istemek.
  • Bağımlılık.
  • Canı (acayip) çekmek.

Jones ile ilgili cümleler

English: A Mr. Jones has come to see you.
Turkish: Bay Jones diye biri sizinle görüşmek için geldi.

English: I had Mr. Jones correct my composition.
Turkish: Bay Jones'a kompozisyonumu düzelttirdim.

English: A person named Jones came while you were out.
Turkish: Sen dışarıdayken Jones adında bir kişi geldi.

English: A person named Jones has come to see you.
Turkish: Jones adlı bir adam seni görmeye geldi.

English: A Mr. Jones came while you were out.
Turkish: Sen dışardayken Bay Jones diye biri geldi.

Jones ingilizcede ne demek, Jones nerede nasıl kullanılır?

Bence jones protein : Bence jones proteini. Miyeloma hücreleri tarafından meydana getirilen ve genellikle sinir hücrelerinde miyelinle ilgili problemleri olan hastaların idrarında bulunan hafif zincirler.

Dow jones average : New york borsası hisse senedi kar endeksi.

Dow jones index : New york borsası hisse senedi kar endeksi. Dow-jones dizini. New york menkul değerler borsasında hisse senetlerinin günlük fiyat değişmelerini gösteren dizin.

Keep up with the jones effect : Gösteriş etkisi. Tüketicilerin gelirlerinde bir artış olmamasına karşın, sosyal konumunu olduğundan daha yüksek göstermek amacıyla, fiyatı daha yüksek ve markalı malları satın almalarını ifade eden james s. duesenberry tarafından geliştirilen kavram.

 

Robert jones bandage : Büyük ve küçük hayvanlarda cerrahi işlem öncesi kırıkları geçici olarak korumak, bacağa destek sağlayıp ödem oluşmasını engellemek veya yumuşak doku hasarını sağıtmak amacıyla pamuk ve sargı bezi kullanılarak yapılan hafif bir bandaj türü. Robert-jones bandajı.

Joneses : Komşu. Bir kişinin sosyal olarak eşit olduğu insanlar. Komşular. Arkadaşlar.

Dow jones : Amerikan menkul kıymetler borsasında işlem gören hisse senetlerini ölçen borsa endeksi.

John paul jones : (1747-1792) devrimci savaş sırasında amerika birleşik devletleri hava kuvvetleri komutanı. Led zeppelin basçısı ve orgcusu. John baldwin'in sahne ismi (1946'da doğan).

Jonestown tragedy : Lider jim jones'un üyelerin siyanürlü içki içmelerini emrederek 1978'de guyana'da “insanların tapınağı” tarikatı üyeleri tarafından gerçekleştirilen toplu intihar. Jonestown trajedisi.

Jonestown massacre : Lider jim jones'un üyelerin siyanürlü içki içmelerini emrederek 1978'de guyana'da “insanların tapınağı” tarikatı üyeleri tarafından gerçekleştirilen toplu intihar. Jonestown katliamı.

İngilizce Jones Türkçe anlamı, Jones eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dependencies : Sömürge. Koloni. Bağlılıklar. Bağımlılıklar.

Dingus : Obje. Şey. Zımbırtı. Kentucky eyaletinde şehir.

Craved : Hasret olmak. Çok istenen. Yalvarmak. Can atmak.

 

Be dying to : Can atmak.

Covet : Gözü kalmak. İmrenmek. Göz dikmek. İstemek. Tamah etmek. Gıpta etmek. Göz koymak. Şiddetle arzu etmek.

Aspire : Özenmek. Peşinde olmak. Arzulamak. Heveslenmek. Talip olmak. Çabalarını ve ümitlerini bir amaca yöneltmek. Can atmak. Arzu etmek. Sahip olmak istemek.

Crave : Hasret olmak. Rica etmek. -e can atmak. Yalvarmak. İstemek. İstirham etmek. Can atmak. -e içi gitmek. İçin deli olmak. Arzulamak.

Habits : Kafa yapısı. Adet. Uzun süre içindeki yinelenmeler sonunda özdevimselleşen bilinçsiz ya da bilinçli davranışlar. Kıyafet. Huy. Adetler. Yaşam biçimi. Elbise.

Bondage : Serflik. Esaret. İşe bağlılık. Görev mükellefiyeti. Kölelik. Esirlik.

Jones synonyms : casey jones, john luther jones, be anxious to, be hot on, aspires, doodle, dong, dinguses, fixations, indulgences, aspired, dependence, addiction, coveting, dobber, dependance, fixation, dick, drug habit, jemmy, bents, jimmies, jemmies, interdependence, doodled, covets, bondages, indulgence, ding a ling, benting, dicks, habit, addictions.