Journeyer türkçesi Journeyer nedir

Journeyer ingilizcede ne demek, Journeyer nerede nasıl kullanılır?

Journeyers : Seyahate çıkan kimse. Gezgin. Yolcu.

Journeyed : Yolculuk. Yolculuk etmek. Seyahat etmek. Sefer. Yolculuk yapmak. Gezinti yeri. Mesafe. Geziye çıkmak. Seyahat.

Journey leg : Gezinin bir bölümü. Yolculuğun bir etabı. Yolculuğun bir ayağı.

Journey prayer : Uzun veya tehlikeli yola çıkmadan önce söylenen dua. Yol duası.

Journey to work : İnsanların, evlerinden işyerlerine gidip gelmek için, genellikle sabahları kentin özeğine doğru, akşamları da özekten kent dışına doğru hergün yaptıkları yolculuk. İş yolculuğu.

Make a journey : Seyahat etmek. Yolculuk yapmak. Seyahate çıkmak.

Land journey : Kara seyahati. Kara yolculuğu.

Imaginary journey : İmgesel gezi. Özellikle coğrafya, kimi durumlarda tarih derslerinde uygulanan, öğrencilerin imgesel olarak birçok yerler ve olaylar üzerinde bilgi edinmelerine olanak sağlayan, gerçek inceleme gezilerinden önce de hazırlığı kolaylaştırmak için baş vurulan bir öğretim yolu.

Have a nice journey : İyi yolculuklar.

Adventurous journey : Maceralı seyahat. Heyecanlı ve sıradışı olaylarla dolu yolculuk.

İngilizce Journeyer Türkçe anlamı, Journeyer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Journeyer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Pilgrim : Seyyah. Hacı. Kutsal bir yeri dini sebeplerle ziyaret eden kimse.

Itinerant : Dolaşan. Seyyar kimse. Seyyar. Seyyah. Gezginci. Gezer. Gezici.

Voyager : Yolculuk eden kimse. Seyyah.

Explorer : Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran. Araştırıcı. Araştırmacı. Eksploratör. Windows gezgini. Kaşif. Açımcı. Dolaşan kimse (keşifte bulunmak amacıyla). Keşif yapan kişi.

Travellers : Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Seyahat eden kimse. Seyyah. Gezginler. Turistler.

Pilgrims : Hacılar. Hacı. Seyyah.

Fares : Yol parası. Yiyecek. Yolculuk ücreti. Bilet ücreti. Gıda. Yol paraları.

Travelers : Turistler. Seyyah. Seyahat eden kimse. Gezginler. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi).

Fare : Yola çıkmak. Başarmak. Yiyecek. Başından geçmek. Yol parası. Geçinmek. Yolculuk etmek. Üstesinden gelmek. Navlun.

Goner : Gidici kimse. Ölmek üzere kimse. Gidici. Hapı yutmuş.

Journeyer synonyms : gadder, itinerants, gallivanter, emigratory, traveler, circuiter, traveller, journeyers, globetrotter, wayfarer, goners, passengers, gallivanters, gadders, fared, passenger, mobile, medicinal.

Journeyer ingilizce tanımı, definition of Journeyer

Journeyer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who journeys.