Jug türkçesi Jug nedir

Jug ile ilgili cümleler

English: Where is the yellow jug of milk?
Turkish: Sarı süt sürahisi nerede?

English: Ali has been trying to learn how to juggle.
Turkish: Ali nasıl hokkabazlık yapacağını öğrenmeye çalışıyor.

English: Ali certainly makes juggling look easy.
Turkish: Ali kesinlikle hokkabazlığı kolay gösterir.

English: Ali could hardly keep from laughing when he saw Mary trying to juggle some balls.
Turkish: Ali Mary'yi top cambazlığı yapmaya çalışırken gördüğünde gülmemek için kendini güçlükle frenledi.

English: The jug was very heavy.
Turkish: Testi çok ağırdı.

Jug ingilizcede ne demek, Jug nerede nasıl kullanılır?

Jug maker : Seramikçilikte çalışan kimse. Çömlekçi. Çömlek yapan kimse.

Milk jug : Sürahi şeklinde sütlük.

Thermos jug : Termos.

Toby jug : Adam şeklinde bira bardağı. Aptal. Salak.

Water jug : Su saklamak için kullanılan kap. Su sürahisi. Su testisi. Su taşıyıcı kap.

Jugendstil : Almanya ve avusturya'da yeni sanat akımı. Genç üslup.

Jugal bone : Balıklarda yan çizgi sisteminin baştaki kanallarını taşıyan ve baş kaslarını koruyan kemik serisinden ikincisi. Jugal kemik. Elmacık kemiği.

Juga alveolaria : Üst çene kemiğinin proc. alveolaris'inin dış yüzünde ve alt çene kemiğinin pars alveolaris'inde, görülen kabartılar. Yuga alveolarya.

 

Jugal : Yanağa veya elmacık kemiğine ait veya ilgili.

Jugful : Testi dolusu.

İngilizce Jug Türkçe anlamı, Jug eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jug ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Put away : Tıkınmak. Denize açılmak. Silip süpürmek. Yerine koymak. Bir kenara bırakmak. Sonrası için bir kenara koymak (para vb). Saklamak. Kaldırmak. Öldürmek (yaşlı veya hasta bir hayvanı). Ayırmak.

Decanter : Durultucu sürahi. Şarap sürahisi. Süzme kabı. İçki sürahisi. Durultucu. Kulpsuz kana.

Incarcerate : Hapsedilme. Sıkıştırmak. Kapatmak. Hapsetmek.

Confine : Loğusa olmak. Toplamak. Tahdit etmek. Sınırlamak. Tutmak. Kapamak. Sınırlandırmak. Kapatmak. Hapsetmek. Kısıtlamak.

Pitcher : Kulplu kana. Aktif eş cinsel. Sürahi (kulplu). İlişkide aktif olan eşcinsel. New york eyaletinde yerleşim yeri. Maşrapa. Atıcı (top). İbrik şeklinde yaprak. İbrik.

Pitchers : İbrik. İbrik şeklinde yaprak. Atıcı (top).

Ambry : Ambar. Tas (kilisede). Kiler. Antrepo.

Imprison : Yasaklamak. Hapse atmak. Hapsetmek. Sınırlamak. Mahpusluk. Hapse koymak. Mahkum etmek. Tutuklamak.

Water jug : Su taşıyıcı kap. Su testisi. Su sürahisi. Su saklamak için kullanılan kap.

Bellarmine : Belarmin. Üzerinde kardinal bellarmine'nin karikatürü bulunan taştan yapılmış içki sürahisi.

Jug synonyms : longbeard, whiskey jug, long beard, put behind bars, decanters, greybeard, detain, bottle, carafes, lag, carafe, cruse, crocks, gaol, crock, jail, remand, immure.

Jug zıt anlamlı kelimeler, Jug kelime anlamı

 

Free : Serbest bırakmak. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Özgür. Beleş. Bedava. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Parasız. Serbestçe. Erkin. Muaf.

Jug ingilizce tanımı, definition of Jug

Jug kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to jug a hare. A vessel, usually of coarse earthenware, with a swelling belly and narrow mouth, and having a handle on one side. To utter a sound resembling this word, as certain birds do, especially the nightingale. To seethe or stew, as in a jug or jar placed in boiling water.