Junior team türkçesi Junior team nedir

  • Genç takım.
  • Küçük takım.
  • 18 yaşına varmamış oyunculardan kurulu takım.
  • Futbol alanında kullanılır.

Junior team ingilizcede ne demek, Junior team nerede nasıl kullanılır?

Junior : Babasıyla aynı adı taşıyan kimsenin adına eklenir. Yaşça küçük kimse. Küçük kimse. Mevki veya kıdemce küçük olan kimse. Ast. Küçük. İki kişiden küçük olanı. Genç. Daha genç. Yaşça küçük.

Team : En az üç, en çok dört asıl ve bir yedek yarışmacıdan oluşan aynı kuruluşa bağlı kılıçoyuncuları grubu. Takım oluşturmak. Kuş sürüsü. Aynı aracı çeken hayvanlar. Ekip. Koşum hayvanları. Türküm. Ekip kurmak. Takım kurmak.

Junior books : Çocuk kitapları.

Junior clerk : Kıdemsiz katip. İkincil derecedeki memur veya görevli. Stajyer.

Junior college : Yüksekokul. Üniversitenin birinci ve ikinci sınıf öğretim programını uygulayan iki senelik okul. İki yıllık yüksekokul.

Junior common room : Öğrenci dinlenme odası.

İngilizce Junior team Türkçe anlamı, Junior team eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Junior team ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Centre flag : [#orta Orta bayrağı]. Ayaktopu alanının orta çizgisinin iki yanında bulunan gönderlerin üzerindeki bayrak. (bu bayraklar, uzaktan orta çizgiyi gösterir.).

 

Committee of organisation : Ayaktopu karşılaşmalarını düzenlemek ve oyunlarla ilgili işleri yürütmekle görevli kurul. Organizasyon komitesi. Düzenleme kurulu.

Centre spot : Orta nokta. Orta çizginin tam ortasında bulunan orta yuvarlağın özeği. (başlama vuruşlarında top bu noktanın üzerine konur.). Santra.

Second team : İkinci takım. Bk. "b" takımı. Bir takımın ya da karmanın ikinci derecedeki oyuncularından kurulan takım. B takımı.

Candidate : Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Talip. Sınava giren kimse. Namzet. Namzetlik. Aday.

Amateur player : Sporu herhangi bir çıkar düşünmeksizin, salt sevgisinden ötürü yapan oyuncu. Özengen oyuncu. Amatör futbolcu.

Back scissors kick : Bir oyuncunun, kendisini sırt üstü yere atarken ayaklarını havada devindirip makaslama vuruşla topu geri çevirmesi, bk. makaslama vuruş. Ters makas.

Bali : Top. Endonezya'da bir ada. Ayaktopu oyununda kullanılan, dışı deri ya da plastikten, içi hava ile şişirilmiş, lastikten yapılma, yuvarlak biçimde ve çevresi 68-71 cm. olan, en çok 396-453 gr. ağırlığındaki top.

Centre forward : Orta akıncı. Akıncı katının en orta yerinde yer alan ayaktopu oyuncusu. Santrfor.

Backheel : Ayağın toparlakça olan alt bölümü ile yapılan vuruş. Topuk vuruşu.

Junior team synonyms : attacking game, charge with the body, centre, central disciplinary committee, backheel pass, centre kick, bounce up.