Kürüden nedir, Kürüden ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kar küremeye yarayan tahta kürek.

Kürüden kısaca anlamı, tanımı

Kürü : Eşek yavrusu, sıpa. [Bakınız: kırı]. [Bakınız: kürük]. Yumurta. Balık yumurtası, havyar. At yavrusu

Küreme : Küremek işi.

Kürem : Küme, bölük, sürü. Çok, hep: Bulursa kürem yer. Kızılcık. Koyunların sıcakta serinlemek için birbirinin gölgesine sığınarak oluşturdukları küme, topluluk.

Kürek : Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç. Kürek cezası. Küçük deniz teknelerini yürütmeye yarayan, bir ucu yassı, uzun ağaç.

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.

Küre : Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim. Madenci ocağı, maden fırını. Yeryüzü, dünya. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

 

Kar : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı.

Diğer dillerde Kürsü sözenliği anlamı nedir?

Fransızca'da Kürsü sözenliği nedir ? : eloquence delà tribune ou eloquence politique