Kırkayaklılar nedir, Kırkayaklılar ne demek

Kırkayaklılar; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Myriapoda üst sınıfında, Chilognatha takımında bulunan az çok silindirik, her vücut segmentinde bir çift küçük ayağa sahip, 13-200 çift ayağı bulunabilen eklem bacaklı sınıfı, Diplopoda.

Kırkayaklılar kısaca anlamı, tanımı

Kırka : Yakacak, çerçöp. Bir tarafı enli, diğer tarafı sivri kazma. Kırkar. Afyon şehri, Sincanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Eskişehir ilinde, Kırka bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Uşak kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi

Kırk : Otuz dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 40 ve XL rakamlarının adı. Dört kere on, otuz dokuzdan bir artık.

Kırkayak : Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, vücudu yuvarlak ve uzun bir böcek (Julus terrestris). Kasık biti.

Chilognatha : Diplopoda sınıfında bulunan kırkayak takımı.

Silindirik : Silindirle ilgili, silindir biçiminde.

Üst sınıf : Bir üst sınıf veya ileri sınıf. Toplumda sosyal ve ekonomik açıdan ileri düzeyde olan insan topluluğu.

Myriapoda : [Bakınız: çok bacaklılar]. [Bakınız: çokbacaklılar].

Diplopoda : Kırk ayaklılar.

Silindir : Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Silindir şapka. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genel olarak motorlu araç.

 

Küçük ay : Şubat ayı, gücük ay.

Bir çift : İki adet. Biraz, bir iki.

Bacaklı : Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.

Segment : Bir organ, yapı veya bütünün doğal veya yapay olarak sınırlanmış her bir bölümü. [Bakınız: bölüt]. Bölüt.

Segmen : Köyden köye gelin almaya giden güvey yanlısı, atlı, davullu, zurnalı, silahlı ve cepken giyinmiş delikanlı alayı.

Az çok : Bir parça.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

 

Ayağa : Ağabey. Ağabey anlamında seslenme ünlemi.

Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

Diğer dillerde Kırkayaklılar anlamı nedir?

İngilizce'de Kırkayaklılar ne demek ? : millipedes