Kırtış kırtış nedir, Kırtış kırtış ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Diş diş, girintili çıkıntılı, pürüzlü.

Kırtış kırtış anlamı, kısaca tanımı

Kırt : Küçük : Bunun askere alınmamasının sebebi daha kırttır. Gevrek, çabuk kırılan, az sert

Kırtış : İki tarla arasındaki ırmak seti. Tarlalarda ekin sulamak için açılan küçük arklar : Kırtışı çekdiniz mi ?. Kır sakallı adam. Yüzü, boynu buruşuk adam. Şık, yakışıklı. Pürüz, girinti çıkıntı. Yüz, surat: Bunun kırlısı asık. Çiçekbozuğu yüzlü kimse.

Girintili çıkıntılı : Düz veya düzgün olmayıp girinti ve çıkıntıları olan.

Çıkıntılı : Çıkıntısı olan.

Girintili : Girintisi olan.

Pürüzlü : Pürüzü olan. Boğuk ve bozuk (ses). Karışık, güç (durum, iş).

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

Girinti : Düz bir yüzeyde bulunan içeri girmiş bölüm.

Diş diş : Çıkıntıları olan. Çıkıntılı bir biçimde.

Girin : Bulut.

Pürüz : Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur. Engel, güçlük.

Çıkın : Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı.

Pürü : Ardıç ve çam ağaçlarının yapraklı ince dalları, ağaçların budanmış ince dalları. Çam, ardıç, ladin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları. [Bakınız: pür]. Çam dalı, yaprağı: Pürü topla da ateş yakalım.

 

Çıkı : Çıkın.

Giri : Geri taraf, kıç. Geri.

Diş : Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

 

Diğer dillerde Kırsıçanımsılar anlamı nedir?

İngilizce'de Kırsıçanımsılar ne demek ? : damans