Kırtış nedir, Kırtış ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İki tarla arasındaki ırmak seti.

Tarlalarda ekin sulamak için açılan küçük arklar : Kırtışı çekdiniz mi ?.

Kır sakallı adam.

Yüzü, boynu buruşuk adam.

Şık, yakışıklı.

Pürüz, girinti çıkıntı.

Yüz, surat: Bunun kırlısı asık.

Çiçekbozuğu yüzlü kimse.

Kırtış anlamı, tanımı

Kırt : Küçük : Bunun askere alınmamasının sebebi daha kırttır. Gevrek, çabuk kırılan, az sert

Kırtış kırtış : Diş diş, girintili çıkıntılı, pürüzlü.

Kırtışıklı : Açılıp kapanan (hava için): Kırtışıklı hava insanı işden alıkoyar.

Kırtışmık : Çok buruşmuş (yüz için).

Girinti çıkıntı : Bir çubukçizimde sıra ya da dikeç uçlarının oluşturduğu ve ilgili değişkenin çeşitli seçeneklerine göre değişmelerini gösteren iniş-çıkışlar, bk. çizim, çizimleme.

Yakışıklı : Güzel, gösterişli (erkek).

Girinti : Düz bir yüzeyde bulunan içeri girmiş bölüm.

Sulamak : Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek. Hayvana su vermek, suvarmak. Para ödemek, vermek, harcamak.

Yakışık : Uygunluk, yaraşma. Yakışıklı delikanlı.

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

 

Sakallı : Sakalı olan. Yaşı geçkin savaş tutsağı.

Buruşuk : Gerginliği, düzgünlüğü kalmamış, buruşmuş olan.

Sulama : Sulamak işi. Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma.

Çiçek : Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

Sakal : Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü. Bazı hayvanlarda çene altında bulunan kılların tümü. Gemi karinasında oluşan yosun, yapışan midye vb. yabancı madde.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Yakış : Yakma işi.

Girin : Bulut.

Yüzlü : Yüzü herhangi bir nitelikte olan. Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse).

Pürüz : Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur. Engel, güçlük.

Diğer dillerde Kırsıçanımsılar anlamı nedir?

İngilizce'de Kırsıçanımsılar ne demek ? : damans