Kabarama nedir, Kabarama ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hindi : Kabaramanın etlisi yükseğe konar.

Kabarama kısaca anlamı, tanımı

Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası

Kabaram : Üzüntüden olan sinir hastalığı, bir çeşit delilik.

Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.

Kabara : Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi. Kumaş kaplı mobilyanın kenarındaki şeridin üzerine çakılan süslü çivi. Süs olarak odaların ahşap bölümlerine, türlü biçimler yapmak için çakılan iri başlı, sarı çivi.

Konar : Konya ilinde, Sarayönü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Hindi : Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü, kümes hayvanlarının en büyüğü, mısırtavuğu (Meleagris gallopavo). Aptal, şaşkın.

Etli : İçinde et bulunan. Dolgun, kalın. Eti çok olan. Yenecek kısmı çok olan (meyve).

Kona : Hamur tahtası, sofra: Konayı getir de yufka açalım. İki elle kavranabilecek kadar olan ot ya da çalı çırpı bağlamı. Yemek tahtası olarak kullanılan hamur tahtası. (Saraycık Bozüyük Bilecik.).

Diğer dillerde Kabaniçe anlamı nedir?

Osmanlıca Kabaniçe : ferve-i murabba