Kabuki nedir, Kabuki ne demek
Kabuki; Edebiyat, Tiyatro alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Edebi anlamı:
(Japonca) Japonya'da dans ve şarkı ile karışık olan halk dramının adı.
Tiyatro'daki anlamı:
Jap. Ka- Ezgi, Bu - Dans, Ki - Beceriklilik sözcüklerinin bir araya gelmesinden ortaya çıkan Kabuki soyluların tiyatrosu olan "No" ya kıyasla günlük yaşama yönlü Halk tiyatrosu.
Kabuki ile ilgili Cümleler
- Kabuki'de sadece yetenek değil fakat aynı zamanda kalıtım da önemlidir.
- Tokyo'da bir kabuki oyunu izledim.
- Kabukiyi biliyor musunuz?
- Bu güzel bir Kabuki bebeği!
- Japonya'da kalıyorken benimle birlikte Kabuki'yi görmeye gitmek isteyip istemediğini merak ediyorum.
- Kabukide sadece yetenek değil aynı zamanda kalıtım da önemlidir.
- Kabuki eski bir Japon sanatıdır.
Kabuki hakkında bilgiler
Kabuki, (Japonca: 歌舞伎), bir Japon halk tiyatrosu türüdür. Onyedinci yüzyılın başlarında doğmuştur. Bu oyunun ilk temellerini aralarına güldürücü skeçler eklenen dans ve pandomim temsilleri oluşturuyordu. Kabuki oyunlarını ilk kez sahneye koyan kişi antik Japon şintoist tapınağında dansçılık yapan Okuni'dir. İlk önceleri tapınakta doğan ve doğal olarak dinî unsurlar içeren Kabuki oyunları, zamanla din etkisinden kurtuldu ve tahrik edici dansların, hareketlerin, konuşmaların sergilendiği oyunlar hâline geldi. Bu nedenle Japonya'da 1629 yılıa gelindiğinde kadınların sahneye çıkması yasaklanmıştır. Kadınlara getirilen sahne yasağı nedeniyle kadın rollerinde, kılık değiştirerek sahneye çıkan erkekler kullanılmışsa da erotik sahnelerde iki erkeğin birbirine yakınlaşması ahlâk dışı sayıldığı için oyunlar 1652 yılında yasaklanmıştır. Kabuki, dinî nitelikten uzaklaştıkça sahne diyaloglarına ve aksiyona önem verilmiş, işin içine drama da katılarak içerik bir diğer Japon halk tiyatrosu türü olan Noh'a oldukça benzetilmiştir. Fakat Kabuki geliştikçe, sahne ve perde yapısında değişiklikler oluşmuş, teknik bakımdan Noh ile oyunlarından kendini sıyırmıştır.
Kabuki kısaca anlamı, tanımı
Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı
Kabuki tiyatrosu : (Japonca ka = ezgi, bp = dans, ki = beceri): Soyluların tiyatrosu olan no tiyatrosu karşısında, günlük yaşama dönük halk tiyatrosu.
Halk tiyatrosu : Geniş halk yığınlarına yönelen hem öğretici hem eğlendirici tiyatro. Kökeni tarihin derinliklerine dayanan, yaratıcısı, oyuncusu ve seyircisi halk olan geleneksel tiyatro türü. bk. büyü. Halk çoğunluğuna yönelen, yan öğretici, yarı eğlendirici tiyatro türü. Örn. Reşat Nuri Gültekin'in "Hülleci" si.
Beceriklilik : Becerikli olma durumu, ustalık, maharetlilik.
Kullanılmış : Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.
Ahlak dışı : Töre dışı.
Yakınlaşma : Yakınlaşmak işi.
Değişiklik : Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.
Güldürücü : Gülmeyi sağlayan, gülmeye yol açan, komik.
Dansçılık : Dansçının yaptığı iş.
Becerikli : Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane.
Önceleri : Önceki zamanda, başlangıçta.
Bakımdan : Yönden, açıdan. Bakımdan, sebepten.
Pandomim : Sözsüz oyun.
İlk önce : Önce, en önce, en başta.
Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.
Diyalog : Karşılıklı konuşma. Oyun, roman, hikâye vb. eserlerde iki veya daha çok kimsenin konuşması. Konuşmaya dayanılarak yazılmış eser. Anlaşma, uyum sağlama veya bu yolda çalışma.
Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.
Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.
Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.
Diğer dillerde Kabukaltı anlamı nedir?
İngilizce'de Kabukaltı ne demek ? : bark

Bu kısımda Kabuki nedir? Kabuki ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kabuki tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kabuki hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.