Kakalanmak nedir, Kakalanmak ne demek

  • Kakalama işine konu olmak
  • Kaka ile kirlenmek.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İtelenmek, hor görülmek.

Kakalanmak kısaca anlamı, tanımı

Kakala : Hafif yağan dolu. Toprak tencere. Tandırda ya da fırında pişen ufak, yuvarlak, kalınca ekmek, yağsız halka

Kaka : Çocuk dilinde dışkı. Çocuk dilinde kötü, çirkin.

İtelenmek : İteleme işi yapılmak.

Kirlenmek : Kirli duruma gelmek, pislenmek. Kadının ırzına geçilmek, iffeti bozulmak, lekelenmek. Kadın aybaşı olmak. Onuru lekelenmek.

Kakalama : Kakalamak işi.

Kirlenme : Kirlenmek işi.

İtelenme : İtelenmek işi.

Görülmek : Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek. Bir şeyin bulunduğu anlaşılmak, karşılaşılmak, rastlanmak. Kabul edilmek, sayılmak. Gereken iş yapılmış olmak.

Görülme : Görülmek işi.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

Olma : Olmak işi.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Hor : Değersiz, önemi olmayan, aşağı.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Diğer dillerde Kakaban anlamı nedir?

İngilizce'de Kakaban ne demek ? : kakaban