Kalbi nedir, Kalbi ne demek
Kalbi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
Kalbi ile ilgili Cümleler
- Kalbimin yerinde şu an bir taş var.
- Hikâyenin burası kalbimi burdu.
- Kendisi de her fırsat düştükçe bunlarla yan yana harp ettiğini söylerken âdeta kalbi ağzına gelmiş gibi olurdu.
- Allah kalbine göre verdi.
- Birden kalbim ağrıyor.
- Hak yemek, kanuna aykırı bir şey yapmak, kalp kırmak korkusuyla bir türlü iş göremezdi.
- Neden kalbimi kırmaya bu kadar heveslisin?
- Sadece aşk kalbini kırabilir.
- Bana öyle geldi ki bu adam kafasından ziyade kalbiyle konuşuyor.
- Edebiyat hocamız Ali Bey'in kalbini eritecek bir konu seçmeli, acıklı bir tarzda yazmalı.
- Sekiz sene evvel İstanbul'dan kalbim sızlayarak çıktım.
- Bir gün kalbini İclâl'e açtı.
- Seni her zaman kalbimde taşıyacağım.
- Bu kararı bütün kalbimle destekliyorum.
- Kalbim gerçeği biliyor.
- Koca Ali susar, kalbinin yırtıldığını, kilitlenen çenelerinin çatırdadığını, şakaklarının attığını duyardı.
- Kalbim battı.
- En hafif bir hareketi kalbimizi yerinden oynatmaya yeterdi.
- Kalbimsin, ruhumsun.
- Kalbimde yağmurlar yağıyor.
- Tom'un iyi bir kalbi var.
- Almanya'yı kalbimizde deli gibi seviyoruz.
- Hele düzmece şehzadenin kadife pantolonuyla sivri güzel çehresi derhâl kadının kalbini kazandı.
- Kalbim senindir.
Kalbi ile ilgili Atasözü veya Deyim
(birinin) kalbini doldurmak : yüreğini sevgiyle ısıtmak.
erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer : kendini bir erkeğe beğendirmek isteyen kadın, ona güzel yemekler hazırlamalıdır anlamında kullanılan bir söz.
kalbe (veya kalbine) doğmak : içine doğmak.
kalbi ağzına gelmek : yüreği ağzına gelmek.
kalbi boş olmak : sevgilisi bulunmamak.
kalbi çarpmak : kalbi çok vurmak çok heyecanlanmak yüreği çarpmak.
kalbi dayanmamak : aşırı heyecan, üzüntü, yorgunluk veya herhangi bir hastalık yüzünden kalbi durmak, ölmek yüreği dayanmamak.
kalbi dolu olmak : sevgilisi olmak.
kalbi ferahlamak : yüreği ferahlamak.
kalbi kararmak : inancını kaybetmek yüreği kararmak.
kalbi parçalanmak : yüreği parçalanmak.
kalbi sıkışmak : yüreği sıkışmak.
kalbi sızlamak : yüreği sızlamak.
kalbi yerinden oynamak (veya fırlamak) : yüreği yerinden oynamak.
kalbi yıkmak kolay, yapmak zordur : insanları kırmak ve üzmek, mutlu etmekten daha kolaydır anlamında kullanılan bir söz.
kalbi yırtılmak : acı duymak.
kalbin yolu mideden geçer : bir kimsenin sevgisi kazanılmak istendiğinde ona güzel yiyecekler ikram edilmelidir anlamında kullanılan bir söz.
kalbine girmek : sevgisini kazanmak.
kalbine göre : gönlüne göre.
kalbine saplanmak : yüreğine saplanmak.
kalbini açmak : yüreğini açmak.
kalbini burmak : üzmek, sıkıntı vermek.
kalbini çalmak : sevgisini kazanmak, kendine âşık etmek.
kalbini eritmek : acımasını sağlamak, yumuşatmak.
kalbini okumak : birinin duygu ve düşüncelerini, niyetini anlamak.
kalbiyle konuşmak : düşüncelerini, duygu ağırlıklı bir biçimde anlatmak.
kalp (veya kalbini) kazanmak (veya fethetmek) : ince bir davranış veya güzel bir sözle birinin sevgisini kazanmak, ilgisini çekmek.
kalp (veya kalbini) kırmak : gönül kırmak.
Kalbi anlamı, kısaca tanımı
Kalbin en küçük toplardamarları : Daha çok kulakçıklarda yer alan ve kalp boşluklarıyla koroner arteryoller arasında doğrudan bağlantı sağlayan, kalp kasından farklılaşan toplardamarlar, Thebesian venaları, vena kordis minima.
Kalbin uyarı odağı : Sinoatriyal düğüm.
Kalbin yer değiştirmesi : Kalbin doğuştan, göğüs boşluğu dışında deri altında veya karın boşluğunda biçimlenmesi, ektopiya kordis, kalp ektopisi.
Kalbindin : Bağırsak epitel hücrelerinde kalsiyumun taşınmasını sağlayan ve hücre zarıyla sitoplazmada yerleşmiş olan özel taşıyıcı bir molekül.
Reaktör kalbi : Nükleer reaktörün, yakıt unsurlarını içeren ve enerji üretilen bölümü.
Kalbi kırık : Üzgün, ümitsiz.
Kalbi temiz : Saf, temiz duygulara sahip. Günahtan uzak durmaya çalışan.
Kalbiselim : Temiz kalpli olan.
Yürekten : Temiz duygularla, saygı ile, içten, içtenlikle, kalpten.
Gönülden : Yürekten, içten, candan.
İçten : Samimi. Yürekten, candan, samimi davranarak.
Yürek : Kalp. Mide, karın, iç. Kupa. Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül. Acıma duygusu. Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret.
Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
Gönül : Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı. İstek, arzu.
Yüre : Çevre. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan salt un. Kağnı arabasının tekerleğindeki ağaç kesim. İç, yan. Giz, sır. Duyunç, vicdan.
Gönü : Olgun. Bursa ili, Karacabey belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.
Diğer dillerde Kalbasa anlamı nedir?
İngilizce'de Kalbasa ne demek ? : kielbasa


Bu kısımda Kalbi nedir? Kalbi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kalbi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kalbi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.