Kamalak nedir, Kamalak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı.
Karlı havada kanatları ıslanarak uçamayan keklik.
Altı aylık ve daha büyük keklik yavrusu.
Tane : On kamalak biber aldım on beş kuruş.
Korkak, şaşkın, uyuşuk.
Yürümekte güçlük çeken adam.
Çam ağacının reçineli tabakası, soymuk.
Sedir.
Hasta tavuk.
Kamalak tanımı, anlamı
Kamal : Kusur : Bu çocuğun hiç kamalı yoktur. Kemal, özel isim
Kamala : Mollatus phillippnesin kapsüllerinden elde edilen hafif taneli toz madde.
Kama : Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. Oyunda sayı. Topun gerisini kapayan kapak. Oyunda kazanılan her parti.
Kamalak etmek : Karlı havada keklikleri yorarak canlı avlamak.
Kamalak olmak : Sulu kar yağışlı havalarda, keklik uçamaz duruma gelmek. Yorulmak.
Kamalaklanmak : Muhasara olunmak.
Altı aylık : Altı ayda bir yayımlanan (süreli yayın). Altı ayda bir yayımlanan süreli yayına verilen ad.
Reçineli : Özünde reçine bulunduran.
Kanatlar : Kocaeli şehri, Kandıra belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Yürümek : Adım atarak ilerlemek, gitmek. Yol almak. Faiz, hesap edilmek, işlemek. Karada ya da suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek. Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak. Geçmek, ilerlemek, değişmek. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek. Yayan gezmek, yayan gitmek. Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek. Ölmek. Bir işte ileri gitmek. Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.
Soymuk : Damarlı bitkilerin kök, gövde ve yapraklarında, ongun besi suyunu ileten borularla, yakın hücrelerden ve bunların arasını dolduran özek dokudan oluşan tabaka. Çam ağacının çiğnenip emilen iç kabuğu ve bunu almak için ağacın gövdesine açılan yara, yalamuk.
Keklik : Sülüngillerden, güvercin büyüklüğünde, eti için avlanan, tüyü boz, ayakları ve gagası kırmızı renkte bir kuş (Perdrix). Alımlı, güzel kadın.
Korkak : Çok çabuk ve olmayacak şeylerden korkan (kimse, hayvan).
Şaşkın : Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş. Akılsız, sersem, budala.
Uyuşuk : Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş. Gevşek, tembel, sünepe, uyuntu.
Yürüme : Yürümek işi.
Katran : Organik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir madde.
Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.
Reçine : Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi, ağaç sakızı. Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay madde.
Diğer dillerde Kamala anlamı nedir?
İngilizce'de Kamala ne demek ? : kamala

Bu kısımda Kamalak nedir? Kamalak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kamalak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kamalak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.