Soymuk nedir, Soymuk ne demek

Soymuk; bir bitki bilimi terimidir.

  • Damarlı bitkilerin kök, gövde ve yapraklarında, ongun besi suyunu ileten borularla, yakın hücrelerden ve bunların arasını dolduran özek dokudan oluşan tabaka
  • Çam ağacının çiğnenip emilen iç kabuğu ve bunu almak için ağacın gövdesine açılan yara, yalamuk.

Yerel Türkçe anlamı:

1.Çam ağacının dış kabuğu altındaki yenilebilen bölüm. 2.Kabuk. 3.Talaş.

Fransızca'da Soymuk ne demek?:

déchaussé

Soymuk hakkında bilgiler

Floem, soymuk borular olarak da bilinir, fotosentez sonucu üretilen organik maddeleri yeni sürgün oluşumunda kullanmak üzere veya depo organlarında biriktirmek üzere ileten borucuklar. Tek sıra halinde üst üste dizilmiş canlı hücrelerden oluşur. Floem oluşurken hücrelerin ara çeperleri tamamen erimediğinden, yer yer delikler oluşur. Floemde fotosentez ürünleri bitkinin diğer organlarına taşınır. Bazı bitkilerin köklerinde sentezlenen amino asitler de yaprak ve diğer organlara taşınır. Floemde madde taşınması çift yönlüdür. Hücreler arası çeperler ksileme göre daha az eridiğinden ksilemdeki taşınmadan daha yavaştır.

Kalburlu borular: Çapları çok az çeperleri genellikle selülozlardan yapılmış enine çeperleri ince deliklerle kalbur şeklini almış ve hatta yan çeperlerindeki kalburlu levhalar meydana gelmiş olan uzun, canlı hücrelerdir.Protoplazmalarında bazen lökoplast ve nişasta bulunur.İletim kalburlu borularca yapılır.

 

Arkadaş hücreleri: Her bir kalburlu borunun yanında aynı ana hücrelerden ayrılmış olan, enine kesitte borunun yanında yuvarlak ve köşeli olarak görünen ve kalburlu boruya oranla daha dar, plazması daha zengin ve nukleusu daha büyük olan hücrelerdir. Sonbaharda, kalburlu boruların delikleri üzerine Kalloz maddesi birikir, ve faaliyetleri sona erer. Ertesi yıl, genellikle bu borular faaliyete geçmeyerek civardaki dokular tarafından ezilirler ve yerlerine yenileri meydana gelir. Yeniden faaliyete geçmesi ise Kalloz maddesinin erimesiyle olur.iletim borularının düzgün olmasını sağlayankanbiyum tabakasıdır iletim demetleri düzgünse açık demet değilse kapalı demet olarak adlandırılır

Floem parankiması: Uzun ince selüloz çeperleri canlı hücrelerdir. Besin maddesi depo ederler. Nişastaca zengindirler.

Soymuk anlamı, tanımı:

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Yaprak : Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Sarma yapılmış olan asma yaprağı.

 

Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.

Hücre : Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. Küçük oda.

Tabaka : Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu. Derece. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Katman. Katman.

Damarlı : Aksi, huysuz. Damarı olan. Damarı belirginleşmiş.

Gövde : Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.

Ongun : Mutlu. Arma. Yarar duruma gelmiş, bayındır. Çok verimli, bol, eksiksiz. Kutlu, uğurlu. İlkel toplumlarda topluluğun kendisinden türediği sanılarak kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. doğal nesne veya olay, totem.

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Uzak olmadan.

Özek : Merkez.

Yalamuk : Çam ağacının reçineli kabuğu, soymuk. Çam ağacının reçineli kabuğundan çıkan öz suyu.

Fotosentez : Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.

Soymuk boruları : Bitkilerde iletici hücreler olan kalburlu hücreler ve kalburlu boru elementlerinden oluşan, besin iletimi, depo edilmesi ve destek görevlerini yapan doku. Floem. Bitkilerde iletici hücreler olan, kalburlu hücreler ve kalburlu boru elementlerinden oluşan, besin iletimi, depo edilmesi ve destek görevlerini yapan doku, floem.

Soymuk damar : (demeti) (botanik)

Soymuk soymuk : Deri, ağaç kabuğu yer yer soyulmuş olma durumu.

Diğer dillerde Soymuk anlamı nedir?

İngilizce'de Soymuk ne demek? : prov. edible inner bark of the pine tree.