Katran nedir, Katran ne demek

Katran; bir kimya terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Katran" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Köpek, balıkçının kumsalda bir çalı ateşi üzerinde kaynamakta olan bir teneke katranını devirmişti." - R. N. Güntekin

Yerel Türkçe anlamı:

Fasulye ve enginara dadanan bir böcek.

Kimya'daki anlamı:

Petrol, odun, kömür gibi karbonca zengin malzemelerin damıtılması sonucu elde edilen koyu kahverengi hidrokarbon karışımı yapışkan ve viskozitesi yüksek bir sıvı.

Bilimsel terim anlamı:

Kömür ve yeryağından ısıl işlemler sonucu elde edilen kara kahve renkli, koyu bir hidrokarbon karışımı. (Pek çok kimyasal özdek ve yapı gereci üretiminde kullanılır.)

İngilizce'de Katran ne demek? Katran ingilizcesi nedir?:

tar

Fransızca'da Katran ne demek?:

goudron

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Şırnak ilinde, Dicle nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bilecik ili, Yenipazar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Katran hakkında bilgiler

Katran, organik maddenin yıkıcı damıtımından elde edilen akışmaz siyah bir sıvıdır. Katranın çoğu kok üretiminin bir yan ürünü olarak kömürden elde edilir, ancak aynı zamanda petrolden, turba veya servi, ardıç gibi bazı ağaçların gövdelerinde özsulardan da elde edilmektedir.

 

"Katran" kelimesi birçok farklı maddeyi tanımlamak için kullanılmaktadır. Doğada bulunan "katran ocakları" (örnek Los Angeles'de La Brea Katran Ocakları) gerçekte katran değil, asfalt içermektedir ve aslında asfalt ocakları olarak bilinmektedir. Katran kumu çökeltileri katrandan ziyade aynen Shropshire'deki Katran Tünelinde olduğu gibi farklı oranlarda yer sakızı ve yoğun ham petrol ile kum (veya taş) içermektedir. Aynı zamanda "Burma Yağı" veya "Burma Nefti" diye de bilinen "Rangoon katran"ı gerçekte petroldür. "Katran" ve zift bazen birbirinin yerine kullanılabilmektedir; ancak zift, katran daha akıcı iken daha katıdır.

Katran ile ilgili Cümleler

  • Katran karası gözlerin içimi ısıtır.
  • Ali kalabalık tarafından katranla kaplandı ve tüyle kaplandı.

Katran anlamı, tanımı:

Organik : Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan. Organlarla ilgili, uzvi. Canlı, güçlü (ilişki). Doğal yolla yapılan.

Madde : Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Para, mal vb. ile ilgili şey. Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Molekül. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

 

Katran gibi : Karaya yakın koyu renkte.

Katranı kaynatsan olur mu şeker : "kişi, kendi özünü veya asıl özelliklerini değiştirmiş gibi görünse de asla değişmez" anlamında kullanılan bir söz.

Katran ağacı : Toroslarda yetişen bir tür sedir (Cedrus libani).

Katran çamı : Gemilerde kullanılan katranın çıkarıldığı bir tür çam (Pinus rigida).

Katranköpüğü : Çayır mantarlarından, şapkasının alt yüzü dilim dilim ve bir halka ile çevrili bulunan bir cins mantar (Polyporus igniarius).

Katran ruhu : Kayın katranının damıtılmasıyla elde edilen ve hekimlikte kullanılan renksiz, keskin kokulu ve yakıcı bir sıvı.

Katran suyu : Hekimlikte kullanılan katranlı su.

Katran taşı : Birleşimindeki su miktarı çok olan bir tür yanardağ camı.

Katran yağı : Katrandan elde edilen ve hekimlikte ilaç olarak kullanılan sıvı.

Katrancı : Bir yeri, bir şeyi katranlayan kimse. Katran satan kimse.

Katrancılık : Katrancının yaptığı iş.

Katrandan olmaz şeker olsa da cinsine çeker : "kötü asıllı şey ve kişi iyiye dönmez" anlamında kullanılan bir söz.

Katranlama : Katranlamak işi.

Katranlamak : Bir yere, bir şeye katran sürerek katranla kaplamak.

Katranlanma : Katranlanmak işi.

Katranlanmak : Katranlama işi yapılmak.

Katranlı : İçine katran karışmış veya karıştırılmış olan. Üzerine katran sürülmüş olan. Birleşiminde katran olan.

Deliye bal tattırmışlar çarşıda katran bırakmamış : "aklı kıt olan kimse, bir kez hoşuna gitmiş olan şeye benzettiği nesneyi, gerçekten ona benzemese de elde etmeye çalışır" anlamında kullanılan bir söz.

Damıtma : Damıtmak işi, taktir.

Kıvam : Sıvıların koyuluk derecesi. Sıvılarda koyuluk, yoğunluk. Bir şeyin en uygun zaman veya durumu. Spor çalışmalarında başarılı olunabilmesi için fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum.

Renk : Çeşitlilik. Nitelik. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum.

Kokulu : Kokusu olan.

Erime : Erimek işi.

Yıkıcı : Bir şeyin zarar görmesine, bozulmasına, yok olmasına, ortadan kalkmasına yol açan, tahripkâr. Yıkmacı.

Akışmaz : Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan.

Katran ardıcı : Servigiller (Cupressaceae) familyasından, yaprakları dikenli ve kışın kalıcı, meyvelerinden andız katranı elde edilen, ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü.

Katran örtü : Yeraltına gömülecek demir boruların yüzeylerine, katrana daldırma yoluyla örtülmüş örtü.

Katranağacı : Lübnan sediri (botanik)

Katranardıcı : (botanik)

Katranca : Kırklareli kenti, Babaeski belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Katrancılar : Uşak şehri, Eşme ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Katrancılar ortası : Yeniçeri ocağının, eşya ve araçları taşıyan arabaların bakımı ile görevli 5 ortası.

Katrandağı : Kütahya şehrinde, Emet ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Katrandan olmaz şeker, olsa da cinsine çeker : “kötü asıllı şey ve kişi iyiye dönmez” anlamında kullanılan bir söz.

Katranlatma : Katranlatmak işi.

Diğer dillerde Katran anlamı nedir?

İngilizce'de Katran ne demek? : [Catherine (Myst)] n. tar, bitumen

Fransızca'da Katran : goudron [le]

Almanca'da Katran : n. Teer

Rusça'da Katran : n. смола (F), деготь (M), гудрон (M)

adj. смоляной