Kamamak nedir, Kamamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kapatmak.

Kilitlemek.

Perçinlemek, tutturmak, pekiştirmek.

Yamamak.

Birini eleştirmek.

Desteklemek : Senin sözleri ben kamadım.

Yakalamak, bir yerde kıstırmak (bir kimseyi): Düşmanı orada kamadım.

Örtmek, kapamak (kapı, pencere ve benzerleri için).

Bıçak, çakı ve benzerleri araçların ağzını kapatmak, ucunu gizlemek.

Birini bir yere sıkıştırmak.

Teknik terim anlamı:

Çivilemek, perçinlemek, çakmak.

Kamamak anlamı, kısaca tanımı

Kama : Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. Oyunda sayı. Topun gerisini kapayan kapak. Oyunda kazanılan her parti

Pekiştirmek : Sertleşmek, katılaştırmak. Sağlamlaştırmak, tahkim etmek. Güçlendirmek.

Perçinlemek : Bir bağıntıyı perçinle tutturmak. İki veya daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek. Sağlamlaştırmak, güçlendirmek.

Desteklemek : Destek koymak. Bir kimse veya kuruluşa yardım sağlamak, müzaheret etmek. Arka olmak, arka çıkmak.

 

Sıkıştırmak : Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.

Eleştirmek : Bir düşünceyi, bir eseri, bir yargıyı inceleyerek doğruluk veya yanlışlığını ortaya çıkarmak ve gerçek değerini belirtmek, tenkit etmek.

Pekiştirme : Pekiştirmek işi.

Perçinleme : Perçinlemek işi.

Sıkıştırma : Sıkıştırmak işi.

Destekleme : Desteklemek işi. Devletçe yapılmış olan para yardımı, sübvansiyon.

Kilitlemek : Anahtarla kilidi kapamak. Bir nesne veya bir kimseyi kilitli bir yere kapamak. Karşılıklı çıkıntı ve girintileri olan şeyleri birbirine geçirmek, kenetlemek. Sıkıca tutmak. Kapatmak.

Kıstırmak : İki şey arasında bırakarak sıkıştırmak. Kaçamayacak bir duruma getirmek.

Tutturmak : Tutmasını sağlamak. Takip etmek. Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek. Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak. Aklına koyup direnmek, ısrar etmek. Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak.

Yakalamak : Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak. Aynı düzeye gelmek. Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak. Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak. Avlamak, tuzakla ele geçirmek. Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek. Birdenbire etkisi altına almak. Tutturmak. Söz, bakış veya işareti fark etmek. Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak.

 

Eleştirme : Eleştirmek işi, tenkit.

Kilitleme : Kilitlemek işi.

Çivilemek : Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek. Vurmak, öldürmek. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak.

Tutturma : Tutturmak işi.

Çivileme : Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.

Gizlemek : Saklamak, görünmeyecek, belli olmayacak bir yere veya bir duruma koymak. Beneklerle, çizgilerle veya renklerle bezeyerek bir şeyi bulunduğu çevreye uydurmak, alalamak, peçelemek, kamufle etmek. Bilerek ve isteyerek bir olguyu haber vermemek.

Diğer dillerde Kamalin anlamı nedir?

İngilizce'de Kamalin ne demek ? : kamalin