Çivileme nedir, Çivileme ne demek
- Çivilemek işi.
- Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama)

- Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.
Çivileme kısaca anlamı, tanımı:
Çivi : İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.
Çivilemek : Olduğu yerde hareketsiz bırakmak. Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Vurmak, öldürmek. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek.
Topu : Hepsi.
İndirme : İndirmek işi.
Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Titizlikle uygulanan, sıkı. Güçlü kuvvetli. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
Vuruş : Tempo. Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp. Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik. Vurma işi.
Ayak : Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Basamak. Halk edebiyatında uyak. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Vücudun belden aşağı bölümü. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Göl ayağı. Bacak. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut.
Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.
Atlama : Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı. Atlamak işi.
Diğer dillerde Çivileme anlamı nedir?
İngilizce'de Çivileme ne demek? : nailing; feet-first dive
Almanca'da Çivileme : n. Nagelung, Vernagelung

Bu kısımda Çivileme nedir? Çivileme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çivileme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çivileme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.