Transfixion türkçesi Transfixion nedir
- Kazığa oturtma eylemi.
- Transfiksiyon.
- Sivri bir nesne ile delme eylemi.
- Kazıklama.
- Korku veya şaşkınlıkla hareketsiz kalma eylemi.
- Çivileme.
- İçinden geçirerek tespit etme.
Transfixion ingilizcede ne demek, Transfixion nerede nasıl kullanılır?
Transfixing : Transfiksan. Mıhlama. Mıhlamak. Kazığa oturtturmak. Delip geçmek. Sivri uçla delme.
Transfix : Mıhlamak. Kazığa oturtmak. Dondurmak. Kazığa oturtturmak. Şaşkına çevirmek. Delip geçmek. Afallatmak. Kazıklamak. Donakalmak. Delmek.
Transfixed : Büyülenmiş. Delip geçmek. Kazığa oturtturmak. Donakalan. Mıhlamak. Donakalmış.
Transfixes : Kazığa oturtturmak. Mıhlamak. Afallatmak. Kazıklamak. Delip geçmek. Delmek. Kazığa oturtmak. Donakalmak. Şaşkına çevirmek. Dondurmak.
Transfixt : Kazığa oturtturmak. Delip geçmek. Mıhlamak.
Transfiguring : Başkalaştırmak. Yüceltmek (din). Şeklini değiştirmek.
The transfiguration : Hz isa´nın başkalaşımı.
Transfinite : Sonsuz. Sayı sınırını geçen. Sonlu ötesi. Sonluötesi.
Transfinite number : Sonluötesi sayı. Sonlu ötesi sayı.
Transfiguration : Başkalaşım. Tecelli. Tecelli yortusu. Şeklini değiştirme. Şekil değişimi. Şekil değiştirme.
İngilizce Transfixion Türkçe anlamı, Transfixion eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Transfixion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Glycogenesis : Fazla miktarda glikojen depolanması şeklinde ortaya çıkan metabolik bir hastalık. Glikojen oluşumu ve depolanması. Glikojenezi. Monosakkaritlerden glikojen oluşumu. Glikogenezis. Bir organizmada hayvansal nişasta oluşması. Kasta ve karaciğerde glikozdan glikojenin sentezlenmesi olayı. Glikogenez. Glikojenesis. Glikojen üretimi.
Isomerisation : Eşizleştirme. İzomerleştirme. Eşizlenme. Eşsizleştirme. İzomerleşme. İzomerizasyon. Bileşimleri özdeş olan molleküllerden, uzayda ayrı dizilenleri oluşturma.
Bunko : Düzenbazlık. Dolandırıcılık oyunu. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Hilekar. Sahtekar. Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında). Dolandırıcılık. Güveni suistimal suçu. Alavere dalavere.
Segue : Bir faaliyet şarkı veya fikir ile diğeri arasında kesintisiz geçiş yapmak. İki şarkı ya da iki fikir arasında aralıksız geçiş yapmak.
Changeover : Geçiş (bir uygulamadan başka bir uygulamaya). Devralma. Geçiş. Köklü değişim. Büyük değişiklik. Konum değiştirmek. Yöntem değiştirme. Kale değişimi. Değiştirme. Aktarma.
Rectification : Rektifiye. Tashih. Düzeltme. Bir aracın yetenek, yeterlik ve gücünü, ilk andaki verimlilik niceliğini arttırma ya da doğal yaşam süresini uzatma. kullanılma biçimini, kendisine özgü hizmetin niteliğini değiştirme amacıyla asıl yapısında ve tümünde değişiklikler yapma. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Verimleme. Doğrultma. Düzelme. Tasfiye. Damıtarak arıtma.
Passage : Koridor (ingiliz ingilizcesi). Geçit. Dar yol. Bağırsakların çalışması. Mürur. Yolculuk (uçak, gemi). Dehliz. Alt kültür. Paragraf. Deniz yolculuğu.
Bunkos : Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında). Dolandırıcılık oyunu. Dolandırıcılık. Alavere dalavere. Sahtekar. Güveni suistimal suçu. Hilekar. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Düzenbazlık.
Nailing : Kakma. Meydana çıkarmak. Yakalamak. Mıhlamak. Çakma. Kavramak. Çivilemek. Vurmak. Çivi çakmak.
Transformation : Voltaj değişikliği. Serbest dnanın bir bakteriden diğerine aktarılması. Tahavvül. Dönüştürülme. Bilişim, biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Doğaçtan oyunculukta bir anlatımdan başka bir anlatıma güzelduyusal bir uyumla geçmek. bu, oyuncunun yaratı gücüne ilişkin bir şeydir. örnek : bir ağacı simgelerken giderek uçan bir kuş görünümünü alma. Dönüştürme. Dönüşüm. Herhangi bir gen eklenmiş plazmidin ya da sadece plazmidin bakteri, maya ya da diğer bir canlı hücre içerisine aktarılması olayı. Değiştirim (şeklen).
Transfixion synonyms : picketing, tacking, fossilisation, fossilization, conversion, change of state, isomerization, shift, transmutation, empaling.
Transfixion zıt anlamlı kelimeler, Transfixion kelime anlamı
Flashback : Sönme. Fleşbek. Geçmişi gösteren sahne. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. (film) geriye dönüş. Geçmişe dönüş. Geriye dönüş. Geri çekme. Bir filmin konusunun zaman içindeki düzgün ilerleyişini, zaman sırasını bozarak geçmiş zamana, geçmiş bir olaya dönme; filmin belirli bir yerine, geçmişle ilgili bir görünçlük katma. bir filmde izleyiciye geçmiş bir olayı anımsatmak ya da kişilerden birinin herhangi bir anısına yer vermek üzere daha önceki bir görünçlüğün yinelenmesi. Alevin tepmesi.
Flash forward : İleriye atlayış. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema anlatımında, şimdiki zamandan gelecek zamana geçiş; gelecek zamanı bilinçli olarak önceden kavrayarak davranışları, tasarıları buna göre düzenleme ve bunu yansıtma. İleriyi görme.
Transfixion ingilizce tanımı, definition of Transfixion
Transfixion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of transfixing, or the state of being transfixed, or pierced.

Bu kısımda Transfixion kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Transfixion ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Transfixion anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Transfixion ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.