Transfixing türkçesi Transfixing nedir

  • Sivri uçla delme.
  • Mıhlamak.
  • Kazığa oturtturmak.
  • Delip geçmek.
  • Transfiksan.
  • Mıhlama.

Transfixing ingilizcede ne demek, Transfixing nerede nasıl kullanılır?

Transfixion : Çivileme. Korku veya şaşkınlıkla hareketsiz kalma eylemi. Transfiksiyon. Sivri bir nesne ile delme eylemi. İçinden geçirerek tespit etme. Kazıklama. Kazığa oturtma eylemi.

Transfix : Şaşkına çevirmek. Mıhlamak. Delip geçmek. Dondurmak. Kazığa oturtmak. Kazıklamak. Delmek. Yere mıhlamak. Afallatmak. Donakalmak.

Transfixed : Delip geçmek. Büyülenmiş. Kazığa oturtturmak. Donakalan. Donakalmış. Mıhlamak.

Transfixes : Afallatmak. Yere mıhlamak. Donakalmak. Kazığa oturtturmak. Şaşkına çevirmek. Delip geçmek. Dondurmak. Kazıklamak. Delmek. Mıhlamak.

Transfixt : Mıhlamak. Delip geçmek. Kazığa oturtturmak.

Transfinite induction : Sonluötesi tümevarım. Sayısınırını geçen tümevarım.

Transfigured : Yüceltmek (din). Başkalaştırılmış. Şekli değiştirilmiş. Başkalaştırmak. Şeklini değiştirmek.

Transfinite number : Sonlu ötesi sayı. Sonluötesi sayı.

Transfiguration : Tecelli. Başkalaşım. Tecelli yortusu. Şekil değişimi. Şeklini değiştirme. Şekil değiştirme.

Transfinite : Sonsuz. Sayı sınırını geçen. Sonluötesi. Sonlu ötesi.

İngilizce Transfixing Türkçe anlamı, Transfixing eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Transfixing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nailing : Kakma. Çakma. Kavramak. Çivi çakmak. Çivileme. Vurmak. Yakalamak. Meydana çıkarmak. Çivilemek.

Empierce : Delmek. Nüfuz etmek. Delik açmak. İçine işlemek. Sırrını anlamak. Bıçaklamak. Tesir etmek. İçyüzünü görmek. Etkilemek.

Crimping : Engellemek. Zorla askere almak. Askere almak. Yarmak (et). Durdurmak. Kenar kıvırma. Kıvırcıklama. Katlamak. Kilitleme. Sıkıştırma.

Transfixed : Donakalan. Büyülenmiş. Donakalmış.

Nail : Kakmak. Vurmak. Tırnak. Meydana çıkarmak. Kavramak. Parmakların ucunda bulunan ve üst deriden gelişen keratin yapılar. Yakalamak. Sıkı sıkı bağlamak.

Nail down : Çivi ile tutturmak. -i çivilerle sabitleştirmek. Çivilemek. Garantiye almak. Tutturmak.

Impale : Kazıklamak. Kazığa oturtmak. Kazık sokmak. Gömülmek. Kazığa vurmak. Delmek.

Impenetrate : Nüfuz etmek. İçine işlemek.

Nails : Çivi çakmak. Çivilemek. Tırnaklar. Meydana çıkarmak. Vurmak. Yakalamak. Epidermisten biçimlenen kapsula ungule ve dermisten biçimlenen koryum ungule olmak üzere iki kısım içeren epidermoidal, keratinize organlar. insanda unguis, tek parmaklılarda ungula, çift tırnaklılarda ungule, etçillerde ise unguikula adları verilir. Kavramak.

Transfix : Donakalmak. Dondurmak. Yere mıhlamak. Kazıklamak. Şaşkına çevirmek. Kazığa oturtmak. Afallatmak.

Transfixing synonyms : transfixes, thrust through, transfixt, penetrates, pierces, pierced, impaling, penetrate, impales, pierce.