Karalahana çorbası nedir, Karalahana çorbası ne demek

  • Karalahana yapraklarının ince ince kıyılmasından sonra tereyağı, kuru fasulye, mısır yarması ve baharat ile pişirilmesiyle hazırlanan sulu bir yemek

Karalahana çorbası anlamı, kısaca tanımı:

Karalahana : Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana.

Çorba : Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek. İçinden çıkılmaz durum.

Yaprak : Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Hafif, gücü az. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Zayıf.

Kıyılma : Kıyılmak işi.

 

Tereyağı : Sütten çıkarılan yemeklik yağ, sağyağ, sadeyağ, sarı yağ.

Fasulye : Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları. Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris).

Mısır : Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri. Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz.

Yarma : Yarmak işi. Engebeli bir yerde, herhangi bir yolu geçirmek için açılmış yer. Gelişigüzel kırılmış buğdaydan yapılmış olan bir çorba türü. Gelişigüzel kırılmış buğday, dövme. Kaba saba, görgüsüz (kimse). Kolay yarılan ve çekirdeğinden ayrılan.