Kavan nedir, Kavan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gramafon.

Plâk.

Kayalıklarda biten dikenli bir ot.

Kavan ile ilgili Cümleler

  • Bu kavanozu benim için açabilir misin?
  • Kavanozda biraz şekerleme var.
  • Ali hala kavanozu açmaya çalışıyor.
  • Bu etiketleri kavanozlara yapıştır.
  • Ali silahını buzdolabının üstündeki kurabiye kavanozuna sakladı.
  • Kavanozda çok şeker var mıdır?
  • Kavanozları suyla doldur.
  • Ali kavanozu aldı ve etiketi okudu.
  • Ali kavanozu açmaya çalıştı.
  • Rafta bir sürü boş cam kavanoz var.
  • Kavanozda birkaç kurabiye var.
  • Kavanozumda bir kazanova var.
  • Benim kavanozum sızıntı yapıyor.

Kavan ile ilgili Atasözü veya Deyim

kavanoz dipli dünya : üzülmemeyi, biraz boş vermeyi, rahat bir biçimde yaşamayı anlatan söz.

Kavan tanımı, anlamı

Kava : Çayırın bol olduğu yer, çayırlık. Ucu sert ve sivri dikensi bir çeşit çayır otu. Kavga. Polinezya adalarında yetişen, piperacea bitkisinin kurutulmuş rizomu. İdrar söktürücü ve sakinleştirici olarak kullanılır. Kavakava

Kavana : Ağaçtan oyulmuş kapaklı kavanoz.

Kavancı : Nişancı.

Kavanez : Domates. Domates suyu, salça.

Kavanlamak : Gözlemek, korumak.

Küba kavanoz balığı : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, gümüş balığıgiller (Atherinidae) familyasından, 5 cm kadar uzunlukta, hafif yeşilimsi, Küba civarında yaşayan bir tür. Kemikli balıklardan, gümüş balığıgiller (Atherinidae) familyasından, 5 cm kadar uzunlukta olabilen, hafif yeşilimsi renkli, Küba civarında yaşayan bir tür. (Alepidomus evermanni ), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının gümüş-balığıgiller (Atherinidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 5 cm. Hafif yeşilimsidir. Süs balığıdır. Küba ve yakınlarındaki adalarda yaşar.

 

Mum kavanozu : Ağzı tam olarak kapanabilen bir kavanoza petri kutuları yerleştirildikten sonra yanan bir mum yerleştirilip kavanozun ağzı kapatılarak yaklaşık % 3 karbondioksitli ortam sağlanması.

Kavanço : Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme. Bir işi başka birine yükleme, başına sarma. Değiştirme, aynı türden bir şeyin yerine bir başkasını koyma.

Kavanoz : Plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap.

Kayalık : Kayası çok olan yer.

Dikenli : Dikenli olan. Dikeni olan bitkilerin bulunduğu (yer). Zor, çetin, sıkıntı veya üzüntü veren.

Kayalı : Bitlis ili, Sağınlı bucağına bağlı bir yer. Giresun ilinde, Şebinkarahisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kırıkkale ilinde, Yoğuntaş nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya şehri, Karapınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya kenti, Kızılören bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Osmaniye kenti, Kaypak nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ili, Yakakent ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa kenti, Bucak bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa kenti, Çamlıdere bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şırnak kenti, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Uşak şehri, Eşme belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Diken : Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu vb. bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri. Bu çıkıntıları çok olan bitki.

Plak : Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak. Metal nesne, plaka.

Kaya : Büyük ve sert taş kütlesi. Kayaç.

Gram : Kilogramın binde biri değerindeki ağırlık ölçüsü birimi.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ot : Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. Esrar. Bu bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle doldurulmuş. Zehir. İlaç.

Diğer dillerde Kaval kemiği gövdesi anlamı nedir?

İngilizce'de Kaval kemiği gövdesi ne demek ? : corpus tibiae