Kavanoz nedir, Kavanoz ne demek

Kavanoz; kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap

"Kavanoz" ile ilgili cümleler

  • "Eliyle koymuş gibi rafta çay kavanozunu buldu." - O. Rifat

Kimya'daki anlamı:

İbriği ve sapı olmayan topraktan veya camdan yapılmış küçük kap.

İngilizce'de Kavanoz ne demek? Kavanoz ingilizcesi nedir?:

jar

Kavanoz hakkında bilgiler

Kavanoz, plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap.

Türkçe'ye Rumca'dan geçmiştir. Özelliği ağzının geniş olmasıdır ve genellikle kapaklı olarak kullanılır. Cam kavanozlar çok iyi koruyuculardır.

Kavanoz ile ilgili Cümleler

  • Kavanozda birkaç kurabiye var.
  • Bu kavanozu benim için açabilir misin?
  • Ali silahını buzdolabının üstündeki kurabiye kavanozuna sakladı.
  • Bu etiketleri kavanozlara yapıştır.
  • Ali hala kavanozu açmaya çalışıyor.
  • Rafta bir sürü boş cam kavanoz var.
  • Kavanozları suyla doldur.
  • Kurabiye kavanozu boştu.
  • Kavanozda çok şeker var mıdır?
  • Bu kavanozu açamıyorum.
  • Kavanozda biraz şekerleme var.
  • Kavanoz boş.
  • Kavanozumda bir kazanova var.

Kavanoz kısaca anlamı, tanımı:

Plastik : Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılmış olan madde. Bu maddeden yapılan.

Madde : Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Duyularla algılanabilen nesne. Para, mal vb. ile ilgili şey. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Molekül.

 

Geniş : Bol (elbise). Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Çok. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı. Eni çok olan, enli, vâsi.

Kavanoz dipli dünya : Üzülmemeyi, biraz boş vermeyi, rahat bir biçimde yaşamayı anlatan söz.

Türkçe : Türkiye Türkçesi. Genel Türk dili.

Geçmiş : Arkada kalan hayat. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Geçme işini yapmış. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak.

Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Kapaklı : Kapağı olan.

Koruyucu : Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem). Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami.

Diğer dillerde Kavanoz anlamı nedir?

İngilizce'de Kavanoz ne demek? : n. jar

Fransızca'da Kavanoz : pot [le], bocal [le]

Almanca'da Kavanoz : das Einmachglas

Rusça'da Kavanoz : n. банка (F)