Keep going türkçesi Keep going nedir

Keep going ile ilgili cümleler

English: Keep going straight through the village.
Turkish: Köyün içinden doğru gitmeye devam et.

English: You keep going.
Turkish: Gitmeye devam et.

English: Let's keep going.
Turkish: Gitmeye devam edelim.

English: Just keep going.
Turkish: Sadece gitmeye devam edin.

English: I have to keep going.
Turkish: Gitmeyi sürdürmeliyim.

Keep going ingilizcede ne demek, Keep going nerede nasıl kullanılır?

Keep : İşletmek (otel vb). Himaye. Konumunda tutmak. Bakmak. Bakım. Kalmak. İlerlemek. Kayıt tutmak. Yerine getirmek. İç kale.

Going : Satılan (mal). Yaşayan. Başarılı (iş). Giden. İşleyen. Çalışan. Yol durumu. Tempo. Gidiş hızı. İlerleme hızı.

Keep a close watch : Yakından takip etmek. Yanında durmak. Gözetim altında tutmak. Dikkatli izlemek.

Keep a close watch on : Gözetim altında tutmak. Sıkı bir gözetim altında tutmak. Yakından izlemek. Sürekli izlemek.

Keep a cool head : Sakin kalmak. Kontrolünü kaybetmemek. Sakin olmak. Kendine hakim olmak. Panik yapmamak. Soğukkanlı olmak.

Keep a diary : Günlük tutmak.

İngilizce Keep going Türkçe anlamı, Keep going eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep going ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Attend : Bulunmak. Bakmak. Eşlik etmek. Hazır bulunmak. İlgilenmek. Beraberinde getirmek. Dikkatini vermek. Katılmak. Dinlemek.

Abideth : Yaşamak. Tahammül etmek. Beklemek. Kabul etmek. Sineye çekmek. Uymak. Kalmak. Sadık kalmak. Müsamaha göstermek.

Extends : Yardım eli uzatmak. Yaymak. Avcı hattına yayılmak. Genişletmek. Vermek. Genişlemek. Uzamak. Uzatmak. Büyümek.

Elongates : Uzatmak. Gerip uzatmak. Bir nesneyi uzatmak. Uzamak. Çekip uzatmak.

Carry forward : Nakli yekun. Taşıma. Nakli yekun yapmak. Yeni sayfaya nakletmek. Nakli yek-n yapmak. Yekun aktarma. Toplam aktarmak. Devreden. Nakletmek (hesap).

Forge ahead : Yarışta en ileriye geçmek. Yarışta başa geçmek. Hızla ilerlemek. Gittikçe başarılı olmak. Sağlam adımlarla ilerlemek. Öne geçmek.

Forge : Düzenlemek. Biçim vermek. Demir işlemek. İşlemek. Sahtesini yapmak. Taklidini yapmak. Oluşturmak. Demir dövmek. Uydurmak. Dövmek.

Elongating : Bir nesneyi uzatmak. Çekip uzatmak. Gerip uzatmak. Uzatmak. Uzamak.

Follows : İzlemek. Sonucu olmak. Uymak. Dinlemek. Sonra gelmek. Takip etmek. Dolayı olmak.

Draw : Keşide. Berabere biten oyun. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Yem. Çizmek. Karalamak. Çekmek. Ağızdan laf almak için söylenen söz. Çekiş.

Keep going synonyms : attended, flourished, forges, be in progress, extend, kept, keep up, go on, carrying forward, keep the ball rolling, maintains, carrying over, gain ground, flourishes, develop, come along, come to the fore, carry on with, continues, forced the issue, continueing, hold to, attends, carry on, develops, move on, flourish, carry over, advance, get a long, maintain, keeping up, hold down.