Keep up with türkçesi Keep up with nedir

  • İle yarışmak.
  • Yetişmek.
  • İzleyerek bilgi sahibi olmak.
  • İle aynı tempoda gitmek.
  • Takip etmek.
  • Aşık atmak.
  • İttiba etmek.
  • Ayak uydurmak (çağa veya zamana).
  • -i izleyerek bilgi sahibi olmak.
  • Ayak uydurmak.
  • İle aşık atmak.
  • İletişim sağlamak.
  • -e ayak uydurmak.

Keep up with ile ilgili cümleler

English: Ali could barely keep up with Mary.
Turkish: Ali güçlükle Mary'ye ayak uydurabildi.

English: Ali couldn't keep up with the class.
Turkish: Ali sınıfa ayak uyduramadı.

English: Ali couldn't keep up with the rest of the class.
Turkish: Ali sınıfın geri kalanına ayak uyduramadı.

English: Ali can't keep up with Mary.
Turkish: Ali Mary'ye ayak uyduramıyor.

English: Ali decided to give up trying to keep up with Mary.
Turkish: Ali Mary'ye ayak uydurmaya çabalamaktan vazgeçmeye karar verdi.

Keep up with ingilizcede ne demek, Keep up with nerede nasıl kullanılır?

Keep : Saklamak. Konumunda tutmak. Kayıt tutmak. Yönelmek. Bakım. İlerlemek. Bakmak. Kale. Yerine getirmek. İşletmek (otel vb).

With : Sayesinde. Beraberinde. -e karşın. Yanına. Li. -lı. Birlikte. Canlı. -la. İle beraber.

Keep up with the jones effect : Gösteriş etkisi. Tüketicilerin gelirlerinde bir artış olmamasına karşın, sosyal konumunu olduğundan daha yüksek göstermek amacıyla, fiyatı daha yüksek ve markalı malları satın almalarını ifade eden james s. duesenberry tarafından geliştirilen kavram.

 

Keep up with the joneses : Başka birinin yaşadığı aynı standardı yakalamaya çalışmak (örn.: yaşıtı veya komşusuyla). Komşusuyla sidik yarıştırmak. Komşusuyla aşık atmak. Aşık atmak. Sidik yarışına girmek. Başkalarıyla aşık atmak. Her zaman en yeni ve iyi ürünlere sahip olmayı istemek. Sidik yarışına çıkmak. Diğer insanlarla çekişmek. Sidik yarıştırmak.

Keep up with the times : Zamana ayak uydurmak. Çağa uymak. Birinin yaşadığı günlere ve çağa ayak uydurmak. Modaya uymak. Çağın gerisinde kalmamak. Çağa uydurmak. Çağa ayak uymak. Zamana ayak uymak. Zamana uymak. Çağdaş olmak.

Be fed up with : Yaka silkmek. Bezmek. Bıkmak. Usanmak. Gına gelmek. Gına getirmek. Bay gelmek.

In order to keep up appearances : Ele güne karşı rezil olmamak için.

Keep up the good work : Böyle çalışmaya devam et. (iyi gidiyorsun) aynen devam et. İyi iş yapmaya devam et. Aferin böyle yapmaya devam et. Aferin böyle devam et.

Be all up with somebody : İşi bitik olmak. Hapı yutmuş olmak.

Be laid up with : Evde kalmak zorunda olmak (hastalık vb nedeniyle). Yatakta kalmak zorunda olmak (hastalık vb nedeniyle). Yatağa mahkum olmak. Yatağa hapsolmak. Yatağa düşmek.

İngilizce Keep up with Türkçe anlamı, Keep up with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep up with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come after : Peşinden gitmek. Almaya gelmek. Peşinden gelmek. Arkasından gelmek. Peşinden kovalamak.

Humouring : Alttan almak. Mizah. Güldürmek. Suyuna gitmek. Eğlendirmek. Memnun etmek. Kaprisine boyun eğmek. Gönlünü yapmak. Hoşuna gitmek.

 

Be in line with : -e uymak. İle bir hizada olmak. Uymak. Genel kararlara uymak. Çoğunluğa uymak. (kural vb) izlemek.

Adapt oneself to : Kendini adam etmek. Kendini bir ortama vb adapte etmek. Uyum sağlamak. Kendine çeki düzen vermek. Kendini alıştırmak. Kendini yenilemek.

Catch up with : Hızına yetişmek. Yakalamak. Yanlış birşeyler yapmış bir insanı bulmak. -e yetişmek. Suç işlemiş bir insanı bulmak. Arayı kapatmak. Şu ana kadar olağan sonuçların dışında kalmış gözüken bir insan üzerinde bir etkisi olmak. Aynı düzeye gelmek.

Caught : Çalışmak (mekanizma). Geçmek. Bulaşmak. Yakalanmak. Yakalamak. Anlamak. Yakalanmış. Kapmak. Gafil avlamak.

Drail : Sürüklemek. Bulaşmak. Bulaştırmak.

Attuning : Akort etme. Alıştırmak. Akort etmek.

Rivalled : Rekabet etmek. Çekişmek.

Arrive : Varmak. Vasıl olmak. Dönmek. Gelip dayanmak. Gelmek. Üstesinden gelmek. Başarmak. Bir ereğe ulaşmak. Ulaşmak.

Keep up with synonyms : connects, reached, attunes, chase, fall in step with, followeth, keep up with the joneses, reaching, catch, equaling, humoured, humours, dogging, compete with, humour, vied, chase after, humors, follow, followed, reach, fall into step with, do, vies, catches, come up with, ensues, accommodate oneself to, drawn up, keep pace, chased, attain to, humor.