Kel nedir, Kel ne demek

Kel; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Saçı dökülmüş olan (kimse).
  • İçinde az eşya bulunan
  • Çıplak (doğa), yaprakları dökülmüş (bitki).
  • Gelişmemiş, cılız (bitki).

"Kel" ile ilgili cümle

  • "Kel bir ağaç."
  • "Yükselip alçalıyor, kel tepelerin etrafını dönüyordu." - S. F. Abasıyanık
  • "Simitçi kumraldı, saçları dökülmüştü, evet basbayağı keldi adam." - A. Ümit

Yerel Türkçe anlamı:

Hindi.

Hububat maddelerinin işe yaramayan kabuk kısmı

Aşı kalemi.

Mezar taşı.

Ekine zarar veren, tarlalarda kendiliğinden çıkan yabanıl ağaç ve sürgünleri.

Yarım (ağırlık ölçüsü için) : Kel okka yapağı aldım.

Sıcak, kaynar.

Erkek manda.

Çirkin, fena, kötü.

Sebze fidesi.

Olmamış, ham meyve.

Tomurcuk.

Verimsiz toprak.

Biçimsiz, zayıf hayvan ya da insan.

Meyve ağaçlarının sürgünü.

Bağda üzümlerde görülen bir hastalık.

İyi büyümemiş meşe ve çalı fidanı.

Bilimsel terim anlamı:

Kelliğe yakalanmış olan.

İngilizce'de Kel ne demek? Kel ingilizcesi nedir?:

favic

Fransızca'da Kel ne demek?:

favus

Kel hakkında bilgiler

Kellik ya da saç kaybı, irsî bir neden olup yeniden çıkmayacak şekilde saçları döker. Kemoterapi görmek veya diğer bazı kanser ilaçlarını kullanmak da yeniden çıkmak üzere saçların dökülmesine sebep olabilir.

 

Androgenetik alopesinin ilk tıbbi tanımlamasını MÖ 4. yüzyılda Aristo'nun yaptığı söylenir. Filozof kellik ile cinsellik arasındaki ilişkiyi tarif etmiştir. Kellik konusundaki araştırmalar Osmanlılar zamanında da ve Mısır'da da görülmüştür. Yıllar sonra bazı araştırmacılar yine bu yönde çalışmışlar, kısırlaştırılan erkeklerin kelleşmediklerini tespit etmişler ve Abdülhamit'in döneminde araştırmalar yapmışlardır.

Kelleşme ile erkeklik hormonu androgen arasında ilişki söz konusudur. Bir androgen hormonu olan testosteron, Alfa-5 redüktaz isimli enzim tarafından dihidrotestosterona (DHT) dönüştürülür. DHT de saç kökleri üzerindeki reseptörlere bağlanarak etkisini gösterir.

Son yıllarda halk arasında "saç ekimi" olarak bilinen saç nakli tekniğinde yaşanan gelişmeler kelliği gidermede en önemli yöntem olarak ortaya çıkmıştır.

Kel ile ilgili Cümleler

  • Sanırım yarın tamamen kel olacağım.
  • Kel olmanın avantajı, çorbada saç teli bulmamaktır.
  • Ali tamamen kel.
  • Ali kel.
  • Kel dervişin cavlağına vurdun, gördün mü nolduğunu?
  • Kel misin?
  • Kadınların neden kel olmadıklarını merak ediyorum.
  • Çok endişelenirsen kel olacaksın.
  • Ali otuzların başında kel olmaya başladı.

Kel anlamı, tanımı:

Kel başa şimşir tarak : Birçok ihtiyacı varken gereksiz özenti ve gösterişle uğraşanlar için kullanılan bir söz.

Kel yanında kabak anılmaz : "bir kişinin yanında, uzaktan da olsa onun kusurunu hatırlatabilecek sözler söylemekten çekinilmelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Kele köseden yardım olmaz : "kişi, kendisinin yardıma muhtaç olduğu konuda başkasına yardım edemez" anlamında kullanılan bir söz.

 

Keli görünmek : Kusuru ortaya çıkmak.

Keli kızmak : Öfkelenmek.

Keli körü toplamak : İşe yaramaz kimseleri toplamak.

Kelin ayıbını takke örter : "birçok kimsenin kusurunu zenginlik, makam vb. durumlar örter" anlamında kullanılan bir söz.

Kelin merhemi olsa başına sürer : "kendi işini halledemeyen kişiden aynı durum için yardım alınamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Kelaynak : Leylekgillerden, yeryüzünde yalnız Birecik'te, Fırat vadisini çeviren kayalarda yaşayan, başı tüysüz, uzun gagalı bir kuş (Geronticus eremita).

Kel kahya : İlgisi olsun olmasın her şeye karışan kimse. Kendisini ağa gibi göstermek isteyen zavallı kimse.

Keloğlan : Hindi. Bir ailenin koruyuculuğuna veya bir yere çıraklığa alınan öksüz çocuk. Saf göründüğü hâlde zekâsı ve yiğitliğiyle amacına eren, saçsız bir masal kahramanı.

Saçı : Gelinin başından aşağı saçılan çiçek, şeker, arpa, para vb. şeyler. Düğün armağanı.

Çıplak : Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü. Saçsız (baş). Üzerinde yaprak olmayan.

Cılız : Güçsüz, sönük (ışık). İnce. Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Basit, değersiz, önemsiz.

İçinde : Ortamında. ... ile dolu bir biçimde. Süresince, zarfında.

Az : Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

Kel buğday : Bir cins buğday.

Kel camuş : Erkek manda.

Kel falak : Duta düşkün bir çeşit kuş.

Kel hastalık : Verem.

Kel karga : Saksağan.

Kel kaya : Bitek olmayan taşlı yerler. Yumuşak kaya tabakası.

Kel mantarı : Kel hastalığı etkeni asklımantar.

Kel okka : Yarım okka.

Kel ölür, sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur : kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur.

Kel toprak : Verimsiz, kıraç toprak

Diğer dillerde Kel anlamı nedir?

İngilizce'de Kel ne demek? : adj. bald, hairless, scabby

n. baldhead, baldpate, coot

Fransızca'da Kel : teigneux/euse, chauve, dénudé/e

Almanca'da Kel : adj. grindig

Rusça'da Kel : n. парша (F), плешь (F)

adj. паршивый, плешивый, безволосый, голый