Kene nedir, Kene ne demek
Kene; bir hayvan bilimi terimidir.
- Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı, sakırga

Yerel Türkçe anlamı:
Büyük ağaç kurtları.
Kendisine: Ahmet para istedi, kene yirmibeş kuruş verdim.
İken, -ken : Sami Bey, mühendiskene yapmıyor da sen mi yapacaksın?
Büyük, iri fare.
Sağırtlak
Su testisi.
Biyoloji'deki anlamı:
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler (Arachnoidea) sınıfının, keneler (Acarina) takımından, erginleri koyun, köpek ve benzeri üzerinde, kan emerek asalak yaşayan, 4 mm. kadar boyda olan dişisi kan emdikten sonra 12 mm. kadar şişebilen, gözleri bulunmayan bir tür. Akar.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
alt takımı. takımında üst ailesinde bulunan, yumuşak (ve sert keneler olmak üzere iki ailede toplanmış, ilişkili olduğu diğer akrabalarından (akarlardan) daha büyük olan, özel ağız organelleriyle konaklarına tutunan, karada yaşayan tüm omurgalılarda parazitlenen, insanlarda ve hayvanlarda birçok hastalık etkenine vektörlük yapan kan emen akarlar, sakırga.
Zooloji alanındaki anlamı:
(İxodes ricinus), Eklembacaklı hayvanlardan örümceğimsiler (Arachnoidea) sınıfının keneler (Acarina) takımından bir tür. Gözleri yoktur. Erginleri koyun, köpek ve benzeri üzerinde asılak yaşar. Kan emer. 4 mm olan dişi kan emdikten sonra 12 mm'ye kadar şişer.
Bilimsel terim anlamı:
İnsan ve hayvanlara saldırarak, kan emici, ağılayıcı, sokup sömürücü özelliklerinden başka, çeşitli hastalıklar bulaştırmasıyle de suçlu görülen örümceğimsi eklembacaklıların genel adı; sakırga, kırışak, yavsı.
İngilizce'de Kene ne demek? Kene ingilizcesi nedir?:
tick
Fransızca'da Kene ne demek?:
ikode, ixode, tique, ricin des chiens
Kene hakkında bilgiler
Ixodidae (Yaz kenesigiller)
Argasidae (Kış kenesigiller)
Nuttalliellidae (Nama kenesigiller)
Keneler (Ixodida), örümceğimsiler (Arachnida) sınıfının akarlar (Acarina) alt sınıfından eklem bacaklı monotipik takımı ve onun üst familyasıdır.
Keneler zorunlu kan emici ektoparazitlerdir. Bacakların uçlarında çengeller ve vantuzlar vardır. Deriye rahatça yapışarak hortumlarıyla kan emerler. İyice şiştikten sonra kendilerini yere atarak konaklarından uzaklaşır, ot veya ağaçlara tırmanırlar. Ön ayaklarının uçları dokunma ve koku alma için özelleşmiştir. Ormanlarda bulunduğu ağacın altından bir hayvan geçtiği takdirde üzerine düşüp derisine yapışır ve etine hortumunu sokarak kanını emer. Kenelerin tükürük salgısı dokuları sindiren ve likefiye eden proteolitik enzimler içerir. İnsan ve hayvan hastalıklarının taşınmasında rol oynayan en önemli vektörlerdendir. Birçok bakteri, riketsiya, spiroket, virüs, parazit, mantar, protozoa ve solucan kökenli hastalığa sebep olabilirler. Ek olarak toksikozlar, felçler ve alerjik reaksiyonlara da yol açabilirler. Dünya’nın her bölgesinde bulunurlar.
Vücut tek parça halindedir; caput, thorax ve abdomen tamamen birleşmiş. Ixodidae kenelerinde kitin kutikula ile örtülü ve serttir. Argasidae kenelerinde yumuşaktır.
Kene ile ilgili Cümleler
- Birlikte kenetlenmeye ihtiyacımız var.
- Oyumu Ken'e verdim.
- Jale Kene başka bir falcı gösterdi.
- Ken'e güveniyorum.
- Ken'e güvenim var.
- Bir keskin kenevir kokusu havada yayılıyordu.
- Ali Ken'e küfrediyor.
- Keçi sütü, badem sütü, hindistan cevizi sütü, soya sütü, kenevir sütü ve pirinç sütü gibi inek sütü için birçok alternatifler vardır.
- Oyunu oynayanlar yuvarlak oluşturacak şekilde (bacak ve ayakların konumu ters v seklinde) oturur ve sıkıca kenetlenirler. Ortaya bir ebe geçer. Eller bacakların altında olur ve bir havlu (ucu bağlanarak topuz haline getirilmiş) elden ele bacakların altında gezdirilir. Ebe olan bacakların arasından o havluyu almaya (bulmaya) çalışır. Tabi bu arada herkes sallanmakta ve pisi pisi demekte ve çeşitli şekillerde bağırmaktadırlar. Havluyu, uygun konumu bulan, ebenin sırtına hızlıca vurur ve tekrar alta verir ve havlu gezdirilir. Havluyu ebe kimin altında yakalarsa o kişi ebe olur ve ortaya geçer.
Kene anlamı, kısaca tanımı:
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık.
İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.
Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. Toplantı, düğün.
Hastalık : Ruh sağlığının bozulması durumu. Aşırı düşkünlük, tutku. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.
Kene gibi yapışmak : İstenmediği hâlde birinin peşini bırakmamak, yakasını bırakmamak.
Kene ağacı : Hint yağı ağacı.
Kene göz : Çok küçük gözlü (kimse).
Kene otu : Hint yağı ağacı.
Kenef : Pis, berbat. Tuvalet.
Keneler : Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım.
Kenet : İki sert cismi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça.
Kenet etmek : Kenetle birbirine bağlamak.
Kenet gibi yapışmak : Çok yakın dost olmak, sıkı fıkı olmak.
Kenet mili : Çatı ve öteki parçaların birleştirilmesinde kullanılan metal perçinler.
Kenetleme : Kenetlemek işi.
Kenetlemek : Birbirine geçirerek bağlamak. Sıkıca birbirinin üzerine kapamak. Kenetle tutturmak veya kenetle birbirine bağlamak.
Kenetlenmek : Sıkıca birbirinin üzerine kapanmak, birbirine geçerek bağlanmak. Kenetleme işine konu olmak. İki uzay aracı bir birine monte edilmek. Bir konuda aynı tutum ve davranışı göstermek. Birbiriyle dayanışma içine girmek.
Kenetli : Kenedi olan. Kenetle birbirine bağlanmış bulunan, kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçerek sıkıca kapanmış.
Kenevir : Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa).
Kenevir helvası : Kenevir ve şeker karışımıyla yapılmış olan bir helva türü.
Kenevir yağı : Kenevir ağacından yapılmış olan yağ.
Kenevirci : Kenevir yetiştiren kimse.
Kenevircilik : Kenevircinin yaptığı iş.
Ağzı kenetli : Sır tutan, sır saklayan.
Hint keneviri : Yapraklarından esrar elde edilen bir tür kenevir, esrar otu (Cannabis sativa).
Koyun : Koruyucu, şefkatli çevre. Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Kollar arası, kucak. Göğüsle giysi arası. Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse.
Asalak : Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli. Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit.
Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.
Böcekler : Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.
Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Sakırga : Kene.
Örümceğimsiler : Karada yaşayan akrepler, örümcekler, keneler ve uyuz böceklerini içine alan, dört çift ayaklı eklem bacaklılar sınıfı.
Kene ateşi : Rickettsia, Anaplasma, Babesia veya Borrelia türleri gibi çeşitli organizmaların insan ve hayvanlara kenelerle bulaşması sonucunda oluşan herhangi bir enfeksiyöz hastalık, kene kaynaklı ateş.
Kene baklası : bkz.hindyağı baklası,kenegerçek otu
Kene enfestasyonları : Yumuşak (Argasidae) ve sert (Ixodidae) kenelerin neden olduğu enfestasyonlar.
Kene felci : Kenelerin tükürük bezlerinden salgılanan nörotropik toksinlerin neden olduğu felç. Kimi kene türlerinin (Argas walkerae, Ixodes holocyclus, Ixodes rubicundus, Ixodes ricinus, Dermacentor andersoni) salyaları birçok insan ve hayvanda felce neden olurken, keneler uzaklaştırılmadıkları taktirde ölüme neden olur. Özellikle genç köpek, kedi, kuzu ve insanlarda kas zayıflığı, bacaklarda felç ve solunum felcine bağlı ölümle belirgin bir hastalıktır.
Kene humması : Riketsiyalardan ileri gelen ve kenelerle yayılan bulaşıcı hastalık; karahumma.
Kene kaynaklı ateş : Kene ateşi
Kene kaynaklı meningopolinöritis : Lyme hastalığı.
Kene kaynaklı virüs : Keneler tarafından taşınan virüs.
Kene kontrolü : Gerek veteriner hekimlikte gerekse insan hekimliğinde kenelerle yayılan hastalıkların önüne geçmek, kenelerin yayılmasını ve daha sonraki enfestasyonları önlemek amacıyla fiziksel, kimyasal ve biyolojik önlemlerin alınması.
Kene piyemisi : Kuzularda Staphylococcus aureus tarafından oluşturulan, özellikle yeni doğanlarda septisemiye veya eklem, beyin zarı ve deride yangısal değişimlerle belirgin, kenelerle bulaştırılan hastalık, stafilakok piyemisi, stafilokokkozis.
Diğer dillerde Kene anlamı nedir?
İngilizce'de Kene ne demek? : n. tick, wood tick, acarid, hawk moth
Fransızca'da Kene : tique [la]
Almanca'da Kene : n. Holzbock, Zecke
Rusça'da Kene : n. клещ (M)

Bu kısımda Kene nedir? Kene ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kene tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kene hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.