Kept for breeding türkçesi Kept for breeding nedir

Kept for breeding ingilizcede ne demek, Kept for breeding nerede nasıl kullanılır?

Kept : Tutulmuş. Durmak. Temelli almak. Gözkulak olmak. Konumunda tutulan. Tutmak. Sağlamak. Alıkoymak. Kalmak. Bulundurmak.

For : -e göre. -e uygun. Yüzünden. -den dolayı. -e karşı. Namına. İçin. Süresince. Nedeniyle.

Breeding : Yetiştirme. Üreme. Görgü kuralları. Yavrulama. Erkek hayvanın dişiyle çiftleşmesi, çiftleştirme. Terbiye. Evcil hayvanlar yetiştirerek onların her çeşit ürünlerinden, kimilerinin de güçlerinden yararlanmayı amaçlayan ve geniş anlamda tarımsal yaşamın bir kolu sayılan etkinlik. Dönüşüm oranı 1 'den büyük olan işlem. Coğrafya, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Edep.

Kept for future use : İleride kullanmak üzere tutmak.

İngilizce Kept for breeding Türkçe anlamı, Kept for breeding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kept for breeding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stallion : At. Damızlık at. Sıfatta kullanılan damızlık erkek at. Aygır.

Brooded : Kuluçkaya yatmak. Civcivler. Derin derin düşünmek. İki eli şakaklarında düşünmek. Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Kötü düşünmek. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Kuluçka. Kara kara düşünmek.

 

Stud : Aygır. Saplama. Bir şahsın beslediği atlar. Çivi. Tavan yüksekliği. Dikme. Hara. Yaka düğmesi.

Stallions : Aygır. At. Damızlık at.

Stocks : Et suyuna çorba. Sap. Sermaye. Şebboy. Stok. Soy. Payanda. Gemi ızgarası. Tahvil.

Stock : Kütük. Sıradan pay belgiti. Şirket sermayesinin birbirine eşit paylara bölünmüş dilimlerinden her birini temsil eden ve yasalarla belirtilen esaslara göre düzenlenmiş olan değerli kağıt. Sap. Kızak (gemi). Birikmiş, satılmamış, istifli mallar. ambardaki mal. Bulundurmak (bir yerde). Alıcıda ya da basım aygıtında kullanılmamış, duyarkatı ışıkla etkilenmemiş film. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi. Boş film.

Brood : İki eli şakaklarında düşünmek. Kuluçka. Kuluçkaya yatmak. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Kuşatmak. Kuş yavruları. Kara kara düşünmek. Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Derin derin düşünmek.

Studs : Tavan yüksekliği. Saplama. Damızlık at. Krampon. Hara. Bağlantı parçası. Damızlıklar. Azgın erkek. Yaka düğmesi.

Broods : Kuluçkaya yatmak. Kara kara düşünmek. Üzerinde dolaşmak (bela vb). İki eli şakaklarında düşünmek. Düşünceye dalmak. Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Kötü düşünmek. Civcivler. Derin derin düşünmek.