Kibitzed türkçesi Kibitzed nedir

  • Karışmak.
  • Burnunu sokmak.
  • Araya girmek.
  • Sorulmadığı halde akıl vermek.
  • (resmi olmayan) burnunu sokmak.
  • Sohbet etmek.
  • Konuşmak.
  • İstenmediği halde öğüt vermek.
  • İskambil oyununa karışmak.

Kibitzed ingilizcede ne demek, Kibitzed nerede nasıl kullanılır?

Kibitzer : Araya giren kimse. Karışan kimse. İşgüzar. (konuşma dili) burnunu sokan kimse. Başkalarının işine burnunu sokan kimse. Sohbet eden kimse. Karıştırıcı. İstenmediği halde öğüt veren kimse.

Kibitzers : Başkalarının işine burnunu sokan kimse. Araya giren kimse. İşgüzar. Sohbet eden kimse. İstenmediği halde öğüt veren kimse. Karışan kimse. (konuşma dili) burnunu sokan kimse.

Kibitzes : Araya girmek. İskambil oyununa karışmak. Sorulmadığı halde akıl vermek. Karışmak. Burnunu sokmak. Sohbet etmek. Konuşmak. İstenmediği halde öğüt vermek. (resmi olmayan) burnunu sokmak.

Kibitz : Burnunu sokmak. İskambil oyununa karışmak. Araya girmek. Konuşmak. (resmi olmayan) burnunu sokmak. Sohbet etmek. Karışmak. Sorulmadığı halde akıl vermek. İstenmediği halde öğüt vermek.

Kibitzing : Sohbet etmek. Karışmak. Konuşmak. Burnunu sokmak. Sorulmadığı halde akıl vermek. Araya girmek. İskambil oyununa karışmak. (resmi olmayan) burnunu sokmak. İstenmediği halde öğüt vermek.

 

İngilizce Kibitzed Türkçe anlamı, Kibitzed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kibitzed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be mixed up : Kafası karışmak. Şaşırmak. Zihni karışmak.

Barge in : Lafa karışmak. Kabaca lafa girmek. Birden içeri dalmak. Davetsiz misafir olmak. Hızla içeri dalmak. İşe karışmak. Bir yere paldır küldür dalmak. Konuya karışmak. Bir yere davetsiz gitmek.

Interloping : Müdahale etmek. Başkasının işine karışmak. Uygun belge olmadan bir başkasının alanına girmek (ticarette olduğu gibi).

Buzz : Uğultu. Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması ile oluşan gürültü. Fısıldamak. Alçaktan uçmak (uçak). Telefon etmek. Ayrılmak. Vızıltı. Seslendirmede filmdeki taneciklerden ileri gelen gürültü. sinema/tv. okumada, yükselteçten ileri gelen gürültü. elektrik devresindeki yinelenimin seslendirme araçlarındaki gürültüsü. tv. televizyonda, elektriksel imin görüntüde çizgi olarak beliren etkisi. Cızırtı. Uğuldamak.

Butt in : (konuşmada) araya girmek. Müdahale etmek. Lafı kesmek. Maydanoz olmak. Karışmak (birisine). Bir konuşmayı ya da eylemi bölmek. Sözü kesmek.

Come between : Aralarına girmek.

Claver : Sohbet. Çene çalmak. Dedikodu. Muhabbet. (esas olarak iskoçça) sohbet. Boş aylak işi konuşma.

Intermeddling : Müdahale eden. İşe karışan. Burnunu sokan. Başkalarının işine karışan.

Chinning : Çenenin altına sıkıştırmak. Çene hizasına getirmek.

Kibitzed synonyms : kibbitz, intermeddle, confabulates, meddler, interlope, chin, amalgamated, admix, embroils, be involved in, interfered, butt in on, chats, communed, comment, commune, communing, confabbed, amalgamating, barge, chining, kibitz, get in the way, point out, cank, become complicated, commune with, buzzes, chime in, interloped, confabs, chisel in, chins.