Kibitzes türkçesi Kibitzes nedir
- Burnunu sokmak.
- Araya girmek.
- İstenmediği halde öğüt vermek.
- Konuşmak.
- Karışmak.
- (resmi olmayan) burnunu sokmak.
- Sorulmadığı halde akıl vermek.
- Sohbet etmek.
- İskambil oyununa karışmak.
Kibitzes ingilizcede ne demek, Kibitzes nerede nasıl kullanılır?
Kibitzed : İskambil oyununa karışmak. Konuşmak. Sohbet etmek. İstenmediği halde öğüt vermek. Sorulmadığı halde akıl vermek. Araya girmek. Karışmak. Burnunu sokmak. (resmi olmayan) burnunu sokmak.
Kibitzer : Başkalarının işine burnunu sokan kimse. (konuşma dili) burnunu sokan kimse. Araya giren kimse. İstenmediği halde öğüt veren kimse. İşgüzar. Karıştırıcı. Sohbet eden kimse. Karışan kimse.
Kibitzers : (konuşma dili) burnunu sokan kimse. İstenmediği halde öğüt veren kimse. Araya giren kimse. İşgüzar. Sohbet eden kimse. Karışan kimse. Başkalarının işine burnunu sokan kimse.
Kibitz : İstenmediği halde öğüt vermek. Sohbet etmek. Burnunu sokmak. Sorulmadığı halde akıl vermek. Konuşmak. (resmi olmayan) burnunu sokmak. Karışmak. Araya girmek. İskambil oyununa karışmak.
Kibitzing : Burnunu sokmak. Sohbet etmek. İstenmediği halde öğüt vermek. Karışmak. Konuşmak. Araya girmek. (resmi olmayan) burnunu sokmak. İskambil oyununa karışmak. Sorulmadığı halde akıl vermek.
İngilizce Kibitzes Türkçe anlamı, Kibitzes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Kibitzes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chins : Çenenin altına sıkıştırmak. Çene hizası. Çin. Çene hizasına getirmek. Çene. Myanmar'da yaşayan etnik bir grup. Gevezelik. Birmanya'da'burma'da.
Communed : Söyleşmek. Senli benli konuşmak (argo terim). Senli benli konuşmak. Komünyon almak. Halk. Avam. Komünyon vermek. Hasbıhal etmek.
Confabbing : Hoşbeş. Sohbet. Geyik muhabbeti.
Be involved in : -e bulaşmak. -de yer almak. İşin içine girmek. İle bağlantılı olmak. İle meşgul olmak. -e karışmak. İle uğraşmak.
Interfere : Engellemek. Müdahale etmek. Parazit yapmak. Girişmek. Yoluna çıkmak. Çatışmak. Dokunmak.
Be on speaking terms : Dostane bir ilişki içinde olmak. Biriyle iyi bir ilişkide olmak. Barışçıl bir ilişki sürdürmek.
Chats : Gevezelik etmek. Hoşbeş etmek (argo terim). Kandırmaya çalışmak. Söyleşmek. Laflamak. Çene çalmak (argo terim). Lafa tutmak.
Interfered : Yoluna çıkmak. Müdahale etmek. Girişmek. Parazit yapmak. Engellemek. Çatışmak. Dokunmak.
Embroils : Karıştırmak. Bozmak. Sokmak. Ara bozmak. Sokmak (birini zor bir işe). Bulaştırmak.
Kibitzes synonyms : kibbitz, kibitz, blend, butt in on, become complicated, butt, cank, confabulates, chipper, buzz, communing, notice, barge, meddler, interceded, cut in, amalgamated, barged, chat, be on to, chin, bespeaking, admix, intermeddling, kibitzed, be confused, come out with, chisel in, come between, embroil, interlope, comment, point out.

Bu kısımda Kibitzes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Kibitzes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Kibitzes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Kibitzes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.