King türkçesi King nedir

  • Başta olan kimse.
  • Hükümdarlık.
  • Şah.
  • Papaz.
  • Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
  • Kral.
  • En büyük boy yatak.
  • North carolina eyaletinde yerleşim yeri.
  • Bir konuda en usta kimse.
  • Dama.
  • Melik.

King ile ilgili cümleler

English: As the lion is king of beasts, so is the eagle king of birds.
Turkish: Aslan hayvanların kralı iken, kartal da kuşların kralıdır.

English: A republic is a state with a president at its head instead of a king or queen.
Turkish: Bir cumhuriyet başında bir kral ve kraliçe yerine bir başkanı olan bir devlettir.

English: A girl approached the king from among the crowd.
Turkish: Bir kız kalabalığın arasından krala yaklaştı.

English: A king lived in an old castle.
Turkish: Kral, eski kale de yaşadı.

English: A long time ago, there lived an old king on a small island.
Turkish: Uzun zaman önce, küçük bir adada yaşlı bir kral yaşarmış.

King ingilizcede ne demek, King nerede nasıl kullanılır?

King abdullah ii : ( 1962 doğumlu) 1999 yılında kral hüseyin'in ölümünün ardından ürdün haşimi krallığını'nın kralı. Kral ıı. abdullah.

King and wu test : King-wu sınaması.

King bed : Büyük boy yatağı.

King bird : Kral kuş. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, bağırganlar (clamatores) üst familyasının, tirangiller (tyrannidae) familyasından, tüyleri koyu kül rengi olup kanatları ve kuyruğu kara, ak, başında kırmızı süs bulunan, kuzey amerika'nın ılık bölgelerinde yaşayan bir tür. Cennetkuşu.

 

King bolt : Ana kilit. Ana cıvata. Ana civata. Ana sürgü.

King fahad : Kral fahd. 1982'den beri suudi arabistan'ın kralı.

King david : Kral davut. (mö. 962'de ölen) yahuda ve israil'in ikinci kralı. Kudüs'te bir otel (israil). Çoğu ilahinin ünlü yazarı.

King hussein of jordan : Ürdün kralı hüseyin. 1952 senesinden 1999'da ölümüne kadar ürdün'ün kralı.

King law : İsteminin fiyat esnekliği düşük olan tarım ürünlerinde üreticilerin (tüketicilerin) hasadın bol olduğu yıllarda az, kıt olduğu yıllarda ise çok gelir elde edeceklerini (harcama yapacaklarını) ileri süren, g. king tarafından geliştirilen ve adıyla anılan yasa. King yasası.

King it : Krallık etmek. Hüküm sürmek.

İngilizce King Türkçe anlamı, King eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak King ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kingdoms : Cennet. Saltanat. Kraliyet. Krallık. Kral veya kraliçe tarafından yönetilen ülke. Alem.

Regality : Saltanat.

Canons : Din adamı. Kilise hukuku. Hristiyan kilisesi tarafından tanınan incil kitapları. Kabul edilmiş prensip. Hristiyan azizlerinin listesi. (müzik terimi) diğer bölümlerdede tam olarak çalınan müzikal bir melodi içinde kontrpuan şeklinde düzenlenmiş müzik parçası. Kriter.

Clerk in holy orders : Rahip.

Curated : Stajyer papaz. Vaiz. Papaz yardımcısı. (sergi vb hakkında) küratörlüğünü yapmak.

Kingdom : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kral veya kraliçe tarafından yönetilen ülke. Krallık. Biyolojik sınıflandırmanın en üst sınırı. Kraliyet. Alem. Cennet. Canlıların sınıflandırılmasında sınıflandırmanın ilk basamağı için kullanılan terim. canlılar alemi, regnum. Saltanat.

 

Man of affairs : İş adamı. Finansal yönetim alanında eğitilmiş işadamı.

Diadems : Taç.

King synonyms : male monarch, royal family, king of france, king of england, royal line, crowned head, royal house, king of the germans, king of great britain, kinging, shah, churchman, monarchy, dominie, barons, chaplains, chaplain, shahs, monarchies, clergymen, rearing, checkers, baron, elvis, magnate, sovereign, big businessman, royalty, chequers, top executive, empery, presley, dynasts.

King zıt anlamlı kelimeler, King kelime anlamı

Queen : Vezir yapmak. Kraliçe. Top. Ece. Homoseksüel. Vezir çıkmak. Sevgili. Nonoş. İbne.

King antonyms : female monarch.

King ingilizce tanımı, definition of King

King kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A Chinese musical instrument, consisting of resonant stones or metal plates, arranged according to their tones in a frame of wood, and struck with a hammer. A monarch. To supply with a king. A sovereign. To raise to royalty. A chief ruler. One invested with supreme authority over a nation, country, or tribe, usually by hereditary succession. To make a king of. A prince.