Kinships türkçesi Kinships nedir

Kinships ingilizcede ne demek, Kinships nerede nasıl kullanılır?

Kinship relationship : Aile ilişkileri. Aile üyeleri arasındaki ilişkiler. Akraba ilişkileri.

Kinship theory : Tarihsel masal okulunun ilkelerinden birini oluşturan ve benzer halkbilim olay ile ürünlerinin ancak akraba toplumlar arasında görülebileceğini öne süren görüş. krş. göç kuramı. Akrabalık kuramı.

Agnatic kinship : Babayanlı akrabalık. Tüm akrabalık ilişki ve sorunlarını, baba soyunu temel alarak çözümleyen akrabalık türü. krş. anayanlı akrabalık.

Bilateral kinship : Kimi toplumlarda saptanan, babayanlı akrabalıkla anayanlı akrabalığın bir arada işlediğini gösteren oluşum, bk. anayanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, tekyanlı akrabalık. İkiyanlı akrabalık.

Bilineal kinship : Kimi toplumlarda saptanan, babayanlı akrabalıkla anayanlı akrabalığın bir arada işlediğini gösteren oluşum, bk. anayanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, tekyanlı akrabalık. İkiyanlı akrabalık.

Matrilineal kinship : Anayanlı akrabalık. Tüm akrabalık ilişki ve sorunlarını, ana soyunu temel alarak çözümlemeye çalışan akrabalık türü. krş. babayanlı akrabalık.

Unilateral kinship : Tekyanlı akrabalık. Toplumlarda, baba ve ana soylarından yalnız birine göre işleyen akrabalık düzeni, bk. babayanlı akrabalık, anayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık.

 

Unilineal kinship : Toplumlarda, baba ve ana soylarından yalnız birine göre işleyen akrabalık düzeni, bk. babayanlı akrabalık, anayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık. Tekyanlı akrabalık.

Totemic kinship : Aynı atasoydan geldiklerine inanan bir boyun bireyleri arasındaki ilişkileri düzenleyen kan bağı. bk. atasoy, boy, akrabalık. Atasoylu akrabalık.

Primary kins : Birincil yakınlar. Bir çekirdek ailenin üyeleri olan bireyler.

İngilizce Kinships Türkçe anlamı, Kinships eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kinships ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Descent : Yokuş. Miras kalma. Soy. Harf kuyruğu. Ani saldırı. Bayır. Alçalma. Üşüşme. Sukut.

Consanguinities : Soydaşlık. Konsanguinite. Soy hısımlığı. Kan bağı. Kan hısımlığı. Kan akrabalığı.

Rapport : Dostça ilişki. Uylaşım. Uyum. Dostane ilişki. İlişki. İlgi. Anlaşma. Medyum vasıtasıyla bağlantı. Bir gözlemde, gözlenen kişi ya da yanıtlayıcının araştırmanın amaçlarını benimsemesiyle doğan katılımlı işbirliği ve uyum ilişkisi. Ahenk.

Connexion : Arkadaş. İlinti. Akraba. Alaka. Dost. Muhit. Bağlantı. İlişki.

Cousinage : Kardeş çocuğu olma durumu. Kardeş çocuğu olma.

Lineage : Şehzade. Menşe. Silsile. Nesep. Soy. Sülale. Boy. Nesil. Tohum. Ana ya da babadan her birinin yalnız erkek ya da yalnız kadın ataları dolayısıyla oluşan yakınlık kümesi.

Kinship : Birbirlerine karşı birtakım toplumsal, ekonomik, kültürel ilişki ya da yükümlülükleri olan akrabaların oluşturdukları düzen. bk. akraba, babayanlı akrabalık, anayanlı akrabalık, sınıflayıcı akrabalık, atasoylu akrabalık. Birden çok sayıda kişi arasında gerçek ya da varsayılan dünürlük, hısımlık ilişkileri. Kandaşlık.

 

Conformability : Uygunluk. Yerindelik.

Alliances : Dünürlük. Anlaşma. Bağ. Birleşme. Birlik. Pakt. İttifak. Antlaşma.

Kin : Aile. Soydaş. Aynı kandan gelen ya da geldiklerine inanan bireylerle, birtakım uygulama ve kutsamalarla aralarında kan birliği sağlanan bireylere verilen ad. bk. akrabalık, dirimbilimsel akraba, atasoylu akrabalık. Nesep. Soy. Hısım. Kohum. Akraba.

Kinships synonyms : marital relationship, blood kinship, line of descent, phylogenetic relation, family relationship, marital bed, contiguity, proximity, analogies, adjacency, filiation, blee, analogy, alikeness, sistership, conformity, conformities, bloods, cognation, connection, uniformities, propinquity, affinity, approximation, resonance, alliance, relation, agnation, community, connexions, congeniality, cosinage, sisterhood.

Kinships zıt anlamlı kelimeler, Kinships kelime anlamı

Affinity : Öğe, örge, örge karması ya da değişkenler arasında denge kurarak halkbilim ürünleriyle olaylarının yaşamlarını sağlayan, bunlar arasında yeni ilişkiler düzenleyerek yeni halkbilim ürün ve olaylarını oluşturan güç. bk. öğe, örge, değişken. Benzeşim. Sevgi. Birleşme eğilimi (kimya terimi). Güçlü ilgi. Çekim. Karşılıklı etkileşme değeri göz önüne alındığında, iki molekül arasındaki bağlanma gücü. iki kimyasal madde veya ilaç-almaç arasındaki çekicilik. ilgi, eğilim, cazibe, meyil. İlgi. Yakınlık. İki kimyasal madde arasındaki karşılıklı çekicilik, eğilim, meyil. antijen ve antikor arasındaki bağlanma gücü.

Consanguinity : Kan hısımlığı. Akrabalık. Kan bağı. Kan akrabalığı. Konsanguinite. Soydaşlık. Soy hısımlığı.