Kirinmek nedir, Kirinmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İnat etmek, geri çekilmek, ayak diremek, huylanmak.

Kendine verilen işi başkalarına gördürmek için tembellik etmek, üşenmek : Kirinme, kalk git de gel.

Kirinmek tanımı, anlamı

Kiri : Eşek yavrusu, sıpa. Sonra : Senden kiri ben geleceğim. Sesini kes, sus : Kişi oğluysan kiri dur yerinde. İnat. Sus. Geri. Ücret, karşılık, mükâfat, ecir. Kira

Kirin : Proteinlerin hidrolizinde oluşan bazik madde.

Geri çekilme : Savaşı daha elverişli şartlarda sürdürmek amacıyla bir askerî birliğin başka bir mevzi veya bölgeye hareket etmesi, ricat. Vazgeçme.

Gördürmek : Görme işini yaptırmak. Bir işi başkasına yaptırmak.

Huylanmak : Kuşkulanmak, işkillenmek, pirelenmek, tedirgin olmak. Hayvan, ürküp sinirlenmek.

Tembellik : Tembel olma durumu, atalet. Tembelce davranış, atalet.

Huylanma : Huylanmak işi.

Gördürme : Gördürmek işi.

Çekilmek : Çekme işi yapılmak. Tartılmak. Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek. Geri gitmek, ricat etmek. Katılmamak, vazgeçmek. Azalmak. Uzaklaşmak, araya mesafe koymak. Kendini geriye veya bir yana çekmek. Yok olmak. Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek. Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak.

Çekilme : Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

 

Diremek : Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.

Üşenmek : Kendinde bir gevşeklik duyarak bir işi yapmaya isteği olmamak, erinmek.

Üşenme : Üşenmek işi.

Direme : Diremek işi.

Tembel : İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç. Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ).

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Direm : Bir ağırlık ölçüsü, dirhem. Azıcık, bir parça. Tepemsi yüksek yer. Testi yapmakta kullanılan bir çeşit killi toprak. Arapça kökenli dirhem: dirhem; gram; bk. girem.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Diğer dillerde Kirin anlamı nedir?

İngilizce'de Kirin ne demek ? : kyrine