Kirkit nedir, Kirkit ne demek

  • Dokumacılıkta atkı ipliğini sıkıştırmak için kullanılan, demirden veya ağaçtan yapılmış dişli araç

"Kirkit" ile ilgili cümleler

  • "Kirkit, bıçak sesleri hep bir anda kesildi." - Ö. B. Uşaklı

Yerel Türkçe anlamı:

Kesilmemiş çam ağacındaki kurumuş çıralı gri renkteki budaklar : Bu çamın kirkitleri çok çıralı.

[Bakınız: kilkit]

Yastık.

Kin, kızgınlık, öfke

Badem şekeri biçiminde, tatlı ve gevrek bir çeşit üzüm.

Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan posası.

Küçük taneli bir çeşit üzüm.

Dokumacılıkta atkı ipliğini sıkıştırmak için kullanılan, demirden ya da ağaçtan yapılmış dişli araç.

Halıcılıkta kullanılan bir çeşit tarak

Ufalanmış sabun parçası

Çökelek, yağsız peynir.

Halı ve kilim dokurken kullanılan ağaç tarak

Çorap şişi.

Tığ.

Eski, yamalık parça.

Halı, kilim dokumakta kullanılan ağaç ya da maden araç.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Dokuma tezgâhlarında halı, kilim, çul, çuval ve benzeri dokunurken düğümleri sıkıştırmak için elle kullanılan ağaç, geyik boynuzu ya da demirden yapılmış tarağa benzer dişleri olan araç. (*Emirdağ -Afyonkarahisar; Ağıl *Eğridir, Beyköy *Şarkikaraağaç *Yalvaç, Gönen -Isparta; -Burdur; Çallı, Kuyucak, Sübeylidere, Yaylacık, *Burhaniye -Balıkesir; Çatak *Emet -Kütahya; Karaköy *Bozüyük -Bilecik; -Amasya; Bayramlı -Ordu; Taşdeğirmen *Çıldır, Bölükbaşı *Selim, Kayalık *Susuz -Kars; *Suşehri -Sivas; *Bünyan, Gülâbi *Pınarbaşı -Kayseri; Yeşilova, Yenikent *Aksaray -Niğde; Doğanbey, Üzümlü *Yenidoğan *Beyşehir, Akviran *Çumra -Konya)

 

Diğer sözlük anlamları:

Halıcılıkta düğümleri ve atkıları sıkıştıran tarak

Kirkit tanımı, anlamı:

Dokumacılık : Dokumacının yaptığı iş, dokuyuculuk, tekstil.

Atkı : Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik. Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Büyük yaba.

Sıkıştırmak : Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Zorlamak. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Güçlü, kuvvetli, sert. Çıpa. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Bu elementten yapılmış.

 

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Tahta, kereste. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan.

Dişli : Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç. Dişleri olan çark. Dişleri olan. Kaya balığı. Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Beklenmedik düzeyde olan.

Araç : Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Kirkitnamazlağası : Duvara asılan kilim ya da palaz. (Yeşilova *Aksaray -Niğde)

Diğer dillerde Kirkit anlamı nedir?

İngilizce'de Kirkit ne demek? : prov. loom reed, comb.